DiyalektikAydınlık vs. KaranlıkLa Havle Sırrı

Himmet 1

“Himmet, herhangi bir işte iradeyi toplamaktan ibarettir. öyle ki, aksi hatıra gelemesin. himmet böyle olursa murat ele geçer. yetiştiricilere düşen, arada bir nefsini himmet imtihanından geçirmek ve ilâhî isimlerle münasebetlerinin ne derecede olduğunu, tesirlerinin hangi noktaya kadar varmış bulunduğunu yoklamaktır. 

delikanlılık devrimizde Mevlana Sadeddin Kaşgari ile heri’deydik. seyir ve panayır yerlerine gidiyor ve güreşenler üze-rinde tesir ve himmet «derecemizi imtihan ediyorduk. himmet et-tiklerimiz galip geliyordu. sonra onu bırakıp öbür tarafa dönüyor ve bu defa onu galip kılıyorduk. bir gün yine gittik. aramız-dan kimse geçmesin diye elele vermiştik. güreş yerinin bir ke-narında mevki aldık. güreşçilerin biri, heykel gibi bir cüsse sa-hibiydi, öbürü zayıf, nahif… Mevlana Sadettin’e : «şu zayıfı galip kılmaya çalışalım! sen himmet göster, ben de yardımcın ola-yım!» dedim. iri vücutlu, zayıf ve nahif adamı paçavra gibi yer-den yere vuruyordu. zayıfa himmet etmeğe koyulduk. o anda zayıfta beklenmedik bir hâl oldu. ellerini uzatıp o koca gövdeyi havaya kaldırdı ve başının üzerinde döndürüp sırtüstü yere çal-dı. halktan müthiş bir nâra ve çığlık koptu. herkes bu beklen-medik neticeden çarpılmış, gırtlağından garip sesler çıkarıyordu. kimse tesirin nereden geldiğini anlayamamıştı. baktım, Mevlana hazretlerinin gözleri yumulu… kolundan dürttüm ve «artık himmeti bırakın, her şey olup bitti!» dedim ve onu çekip seyir yerinden uzaklaştırdım. 

Kur’an ile cidalleşmek mümkün olmadığı gibi, arifin himmetine karşı durmak da kabil değildir. ona karşı çıkan mut-laka mağlûp olur. hattâ demişlerdir ki, bir kâfir bile iradesini bir nokta üzerinde yoğunlaştırıp himmet sarf edecek olursa muvaffak olur. îman ve iyi iş bu mevzuda hususî bir âmil teşkil etmez. saf kalplerin tesiri gibi kötü nefslerin de tesiri sabittir.”

derviş ilim ve tefekkürle meşgul ola ola en sonunda muazzam bir yoğunlaşma/konsantrasyon kabiliyetine kavuşur. gerçi bu kabiliyet bir yan üründür ama dervişe o noktada istediği her şeyi elde etme kapısı açılır.

kulağa çok hoş geliyor değil mi?

gelmesin! aslında bu bir imtihandır ve sunulan deccalın taamıdır. bir kimse şuur itibariyle mehdisine ulaştığı anda, diyalektik sürecin bir gereği olarak, otomatikman o kimsenin şuurunda zıt mana dahi ortaya çıkar; o da deccaldır.

o kimseye bir nevi çok boyutlu limitsiz kredi kartı verilmiş olur. para, kadın, güç ne isterse artık onları kolayca elde edebilir hale gelmiştir. tasavvuf yolculuğuna çıkanlardan az bir kesim bu noktaya gelebilir; onlardan da bu imtihanı geçen azdan da azdır. çoğu derviş(!) bu noktada deccalın sofrasına oturur. 

gerçekleşen hadise aslında için dışa çıkmasıdır. o kimse zaten en başta bu yola arzularını tatmin için çıkmıştı; istediği para, kadın ve güçtü; istediği de ona verildi. hepsi bu.

Müslüman görünümüne aldanılmasın; bu noktada o şahıs artık bir tür deccaldır. bu kimse lisanıyla veya lisan-ı haliyle “güüüç bende artık” demektedir. halbuki ayna kendinde tecelli eden güneşin ışıklarına(esma) sahip değildir; sadece onları yansıtır. o isimleri sahiplenmesi gasptır, küfürdür.

bu noktada haddinden ziyade iddialar da baş gösterir. artık o kimse hak olduğunu*, mehdi olduğunu, kurtarıcı oldunu vs…iddia etmeye başlar. çok gariptir ki, bu hale gelmiş şahıslar hep amerika’ya göç ederler. şu anda hatırıma üç tanesi geldi…

gerçek mümin ise aczini, fakrini bilir. mülkü sahibine verir ve asla pay istemez(Mesnevi’deki ava çıkan kurt, tilki, aslan hikayesi). güç iddiasında bulunmaz; deccalın sofrasına oturmaz; fakirliği tercih eder.

not: mutlak fena ve beka haline ulaşmış kamil insanların himmet kullanması caizdir. sekr(manevi sarhoşluk) halinde söylenen şathiyattan(enenl hak) da sahibi sorumlu değildir. yani her gördüğümüz sakallı dedemiz olmayabilir.

isnetus 28.03.2017 09:35

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu