
Deve 1
“…O da size bir mucize olarak Allah’ın şu devesidir.” burada, salih
nebi’ye mucize olarak verilen deve kastediliyor.
Musa’ya (a.s) verilen asa, İsa’ya (a.s) verilen eşek ve Hz. Muhammed’e verilen
Burak gibi. çünkü, her peygamberin ve diğer insanların bir bineği vardır,
o da kendisinin hakikâtini, yani insani nefsi taşıyan hayvani nefsidir ve
hayvani nefis, baskın sıfatıyla hayvanlardan bu sıfatla belirginleşen
birine nispet edilir ve o hayvanın adı kendisine verilir.
kimin nefsi uysal, gayet yumuşak olarak boyun eğen, büyük yükleri
taşıyacak güce sahip ve yumuşak huylu olursa onun bineği devedir.
ayette devenin Allah’a nispet edilmesinin sebebi, devenin Allah’ın
emriyle görevlendirilmiş, Allah’a itaatin ve yakınlığın gereği olarak ona
özgü kılınmış olmasıdır.
öte yandan bu kaynağı deve ile kavim
arasında bölüştürülmüştü; bir gün devenin su içmesine, bir günde
kavmin su ihtiyacını karşılamasına tahsis edilmişti şeklindeki açıklama,
kavmin su kaynağının ameli akıl gücü(pratik akıl), devenin su kaynağının da nazari
akıl(teorik akıl) gücü olduğuna işarettir.
rivayete göre, devenin su içme gününde,
memeleri dolar ve kavmin bütün kaplarını dolduracak kadar süt verirdi.
bu da Salih aleyhisselam’ın nefsinin fikir aracılığıyla fıtri külli ilimleri,
eksik kimseler için yararlı olan ahlak, şeriat ve edeb gibi ilimleri ortaya
çıkardığına işarettir.
devenin dağdan çıkması ise, nefsin Salih
aleyhisselam’ın bedeninden zuhur etmesine işaret etmektedir.
bu ayetlerin tevili böyledir; bununla beraber ayetlerin içeriğinin
zahirini kabul etmek de zorunludur. çünkü mucizelerin zuhuru,
olağanüstülüklerin gösterilmesi haktır ve bunlardan hiçbiri inkâr
edilemez.
yukarıdaki tevili destekleyen bir unsur, Resulullah
efendimizin, Salih’in devesini boğazlayan kişi ile Ali’nin
katilini bir tutmasıdır.
Resulullah : ey Ali! öncekilerin en
bedbahtının kim olduğunu biliyor musun? Allah ve resulü daha iyi bilir,
dedi.
Salih’in devesini boğazlayan kimsedir, buyurdu. ardından,
sonrakilerin en bedbahtının kim olduğunu biliyor musun? diye sordu.
Allah ve resulü daha iyi bilir, dedi.
buyurdu ki: seni öldürendir.
(tefsir-i kebir / te’vilât, muhyiddin-i arabi)



