Hz. Adem’in Konuştuğu Dil 2
1700’lerde fas’da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden abdülaziz debbağ hz.’nin el-ibriz(saf altın) adlı kitabında süryanice dilinden geniş bir bahis vardır:
“süryani sözlüğü ruhlar(canlar) sözlüğüdür. ruhlar süryanice konuşur. divan ehli yani büyük meclis sahipleri veliler, peygamberler, çok kısaltılmış ve geniş anlamlı olduğu için süryani sözleriyle hitap ederler.. arapçada buna ulaşacak bir söz yoktur. ancak kur’an hariç. arap dili süryani sözleriyle karıştırıldığı vakit gayet güzel ve anlamlı olur. süryanice hecelerden meydane gelir. her hece çok anlam taşır. allah kullarına merhametinden dolayı, hikmetleri(sır) öğrenmesinler diye, bu bilimi insanlara perdeledi çünkü varlıklarında zulmet ve karanlıklar vardır. bu halde iken öğrenirlerse helak olurlar/mahvolurlar. süryanice kelimeler diğer dillere saridir. bütün diğer dillerde mevcut olan hece harfleri süryani dilinde de manalara haizdir. örneğin arapça dilinde Ahmed ismi, bu isimle adlanmış olan şahsa işaret eder. harekesiz olan a’ nın ayrı bir manası vardır. keza m’ harfi ayrı, d’ harfi ayrı manalara gelir. yine Muhammed kelimesi arapçada kimin adı ise o şahsı gösterir. süryanicede ise m’ harfi başka, h’ başka, yine m’ başka, d’ başka manalara gelir. bütün diğer kelimelerde böyledir.
örneğin Peraklit kelimesi ibranicedir. islam peygamberine isim olarak kullanılmıştır. süryani dilinde ise bütün harfler ayrı ayrı anlamlara gelir. fakat insanoğlu zamanla cehaletinden dolayı bunları anlamaz olmuştur. süryani dilinin esas olarak ortaya çıkmasıyla yani icadıyla saf bir marifet elde edilir ki, bunda cehalete yer yoktur. çünkü süryanice konuşmaktan ziyade manaya dalmaktır, yoksa kelime kalabalığı gaye değildir. bunun için süryanice konuşmaya ancak büyük keşif sahibi veliler muktedir olabilirler veya bu mertebedeki ruhlar konuşabilirler.
melekler de bir harf ile veya birkaç harf işaretle konuşurlar.
adem (as) dan sonra zamanla insanlar cehalet sebebiyle süryani dilindeki harflerin anlamlarını unuttular. kelimelere anlam verebilmek için bir harfe başka harfler ilave etmek suretiyle kelime teşkiline mecbur kaldılar. bu şekilde kelime denilen sözler meydane geldi. bu süreçte de süryani dili kayboldu.
örneğin haid arapça’da bir evi çeviren duvar demek. süryanicede ise haid in başında ki h ‘harfi bu anlamı taşır. ma’ kelimesi arapçada su demektir. ma nın sonunda ki hemze, süryani dilinde buna işaret eder.
idris (as) den sonra bu dil bozulmağa başladı. sonraki diller doğmağa başladı. süryaniceden ilk kopan dil hind dili oldu. hindçe, süryani diline en yakın olan dildir. adem ( as) cennetten yeryüzüne indiği vakit süryanice konuşurdu. çünkü bu dil cennet ehlinin dilidir. allah, adem’e(as) 700 dil öğretti. keza onun evlatlarından gelen veliler de bu 700 dili bilirler fakat adem ilk cennetten çıktığı vakit kullandığı dil süryani dili idi.
önemli bir örnek “küçük çocukların diline dikkat edilirse onların dilinde süryani sözleri çok işitilir. adem(as) çocuklara bütün konuşmasında, yiyeceklerini anlatmakta, hep süryani diliyle konuşması sebebiyle çocuklar adem (as) terbiyesi üzere doğarlar. kıyamete kadar bu konuşma usulü böyle gider. çocuklar büyüdükçe çevresiyle münasebetten dolayı dilinde süryanice kelimeler kalmaz. örneğin meme emen bebek çoğu kez ag, ag gibi hecelerle konuşur. sanki ağ demekle, ey yüce Allah’ım, ey latif olan Allah’ım demiş oluyor. su kelimesine süryanicede (bu) denir. süryani dilinde (bu) ismi tatlı demektir. sanırım şimdi sene 1129 yani 12.yy ın başı(hicri takvim). bu gün itibariyle süryanice konuşan batı ahalisinden hiç kimse bilmiyorum.
kabir dili de süryanicedir çünkü meleklerin ve ruhların konuştuğu dil süryanicedir. sorulan suale ölünün ruhu cevap verir. ruh ise diğer ruhlar gibi süryanice bilir. süryani dilini her veli bilemez. ancak gavs (allah’ın velileri) olan bilir. adn kelimesi süryanicedir. bir kimse süryaniceyi ve onun harflerinin esrarını bilirse, bu bilgi kur’an’ın batınını (yani iç yüzünü) anlamaya çok yardım eder.
kur’an levh-i mahfuzda (yani allah tarafından takdir edilen şeylerin yazılı olduğu manevi levha yani tablet) arapça yazılıdır fakat bir kısmı süryanice yazılıdır.
süryanice olan bu yazı surelerin başında olan hurufu mukatta (yani kur’an’ın 29. suresinde ki: elif, lam, mim; -elif,lam,elif,ra, kaf,sad,nun gibi harfler) “bu harfler sırdır. eğer insanlar bunların anlamı bilse ve bunda işaret edilen sırrı anlasa hiç kimse rabbinin emrine asla muhalefeti göze alamaz.”



