Hz. Muhammed’in Çocukken Geçirdiği Kalp Ameliyatı
Cebrail; cebbar isminin mazharı..
cebbar ne demek esma-i hüsna’dan okuyalım:
el-cebbâr kırılanları onaran, eksikleri tamamlayan; dilediğini zorla yaptırmaya muktedir olan… bu ism-i şerif cebir maddesindendir.
cebir, “kırık kemiği sarıp bitiştirmek,eksiği bütünlemek” mânasına geldiği gibi, “icbar etmek”, yani, “zorla iş gördürmek” mânasına da gelir.
bu mânaya göre Allah teâlâ cebbâr’dır.
yani, kırılanları onarır, eksikleri tamamlar, her türlü perişanlıkları düzeltir, yoluna kor.
cebbâr’ın ikinci mânasına göre de; Allah teâlâ kâinatın her noktasında ve her şey üzerinde dilediğini yaptırmağa muktedirdir. hüküm ve iradesine karşı gelinmek ihtimali yoktur.
evet okuduk değil mi?.
şimdi çıkaracağımız sonuçlar mı? maddeleyerek çözüme gidelim:
1-inşirah; bir ameliyattır.
2-her ameliyatta bıçak, acı, sızı, yara olur.
3-ameliyatı yapan doktor hastaya sormaz, bildiğini okur. acıta acıta yapar dilediğini!..
4-dertten arınmak isteyen; gönüllü yatar doktor önüne.
5-ameliyatsız dert, cerahat, ur atılmaz bünyeden.
şimdi iç huzuru ve hakikati kuşanarak selamete erme manasına olan
inşirahın nasıl geliştiğini tespite çalışalım.
1-size cebir uygulanacak, cebrail’iniz gelecek: cebrail vahyi getirirken ve gönlüne inşirah verirken sıktı Rasülü öylesine sıkılır bunalırdı ki simasından terler akar, bedeni binlerce volt cereyan verilmişçesine titrer dururdu.
hakiki huzura ermek için birileri veya bazı olaylar sıkacak sizi. iş kaybı, yakının ölümü, uzun süreli bir hastalık, iflas, dışlanma, aşağılanma olarak sıkacak sizi cebrail.
böyle bakarsanız olaylara, her sıkıntı; yeni manalar için bir ameliyat size. her sıkıntı; gönül huzurunuza kapı açacak bir eşik aslında.
2-belanız gelecek ve mutlaka acıtacak: evet, acısız ameliyat yok. belalarla sınanacak, acı duyacaksınız. duyacaksınız ki; gece yarısı seccadeler ıslansın!…
acıyacak ki; şimdiye kadar acı verdiklerinizin halini bilebilesiniz.
yoksa nasıl anlayacaksınız hayatı?..
deneneceksiniz!…
tutunduğunuz değerlere bıçak sokacaklar.
itibar, makam, şöhret, unvan ne varsa yara alacak.
çünkü bunlar sizin urlarınız. onlarla yaşamak güzel görünse de sizi tüketen şeyler onlar! haktan perdeleyen örtüler. o örtüleriniz yırtılacak, paramparça edilecek!..
3-doktorunuz bulacak sizi: kendi kendine evde yatarken olmayacak bunlar. doktorunuz bir gün mutlaka karşınıza çıkacak.
mevlana’ya şems, yunus’a taptuk, mecnuna leyla kisvesi ile gelen inşirah uzmanı, bir şekilde size de gelecek.
seveceksiniz, bel bağlayacaksınız ona. ama benliğinize neşter saplayan da o olacak. sizi sevdiği için yapacak bunu. önce anlayamayacak; acımasız, hatta gaddar bulacaksınız onu.
acı geçip yara kapandıktan sonra size verdiği hazineyi fark edeceksiniz. teşekkür edeceksiniz, minnetle önünde eğileceksiniz belki ama işi bitince çekilecek o. ya da “benden bu kadar haydi gündelik hayatına dön” diyerek kibarca kovacak sizi. tıpkı taptuk’un yunus’a yol verişi gibi!..
4-gönül verirseniz inşirah olur: doktoru sevmeden, güvenmeden bıçak altına yatılır mı? seveceksiniz onu… aşık olacaksınız hatta. tıpkı geçmiş erenlerin mürşidlerine, maşuklarına kapıldıkları gibi. gönül vereceksiniz, teslim olacaksınız.
böyle olunca o, hakikat neşteri ile girecek nefsinize. benliğinizde ne varsa bir bir deşerek çıkaracak. aşk narkozu ile uyuşan gönlünüz katlanacak bu acıya. uyanınca acıyacak, kıvranacaksınız. bazen “ne acımasız doktormuş, cerrah mı kasap mı, ben bunu nasıl sevdim, nasıl da güvendim?..” diyeceksiniz.
o günlerde fark etmeyeceksiniz belki ama sonraki günlerde sizi ameliyat eden cerrahın kendi odasında acınıza ağladığını, sızınızı aynıyla duyduğunu öğreneceksiniz.
“iyi ki güvendim, iyi ki sevdim” diye bir kere daha sevineceksiniz.
yunus’u “sen dünya kokuyorsun!” diye kovalayan taptuk, günlerce ağlamış, yunus hasretinden âmâ olmuştu. mevlana’yı bırakıp giden şems, şam sokaklarında nice günler acı ve elemle deli divane misali dolanmıştı.
5-inşirah; hakikat yolunda mecburi istikamettir: insan kolayı sever. şurup içmek varken iğne vurulmak istemeyiz. kolay yoldan sağlığına kavuşmak elbette iyidir. fakat hakikat yolunun zorunlu bir dönemecidir inşirah..
kolay yolu olsa rasüle uygulardı allah!… 3 kere inşiraha uğradı rasül. 3 yaşında iken yarıldı kalbi. 40 yaşında cebrail kaburgalarını çatırdatırcasına sıktı inşirah için. gecenin bir yarısı mirac öncesi yine mescid-i haram’da yaşadı.
rasülün bu yaşadıklarını kendi hayatınızda düşünün. cebrail hangi suretlerde sizi sıkarak inşirah vermek istedi, ya da hala istiyor, iyice bir düşünün!..
o halde geçilecek bu geçit. hiç kaçarı yok dostlar! yol devam etsin, menzile erilsin diye geçilecek!…
(iktibas/mehmet doğramacı)



