Her iddia sahibi, iddiasını ispatla yükümlüdür.
-bu iş ancak böyle olur
+peki sen öyle yaptın da sonuç aldın mı?
-bilmem
+peki uygulayıp, sonuç almadığın bir yöntemi, bir yolu insanlara önermekten hiç mi haya etmiyorsun?
-ama falanca büyüğümüz öyle dedi. ben ona güveniyorum
+falanca büyüğünüz yemek yiyince, sen de doymuş oluyor musun? belki o büyüğünüz o uygulama ile sonuç almıştır; ama sen de o yöntemle sonuç alana dek ağzını açıp tek kelime etmeye hakkın yoktur. sonuç al, ondan sonra gel konuş. tüm dünya o yöntemle sonuç alsa, ama sen alamasan; yine konuşmaya hakkın yoktur.
ve unutma dostum! şekil ve taassup üzere olmak , doğru yolda olmak değildir. eğer böyle devam edersen, mukabil kutba savrulman, antitezle yüzleşmen kaçınılmaz olacaktır.
bu ne demek biliyor musun? dark side’a(karanlık yüze) düşmen demektir. yani bir müddet günahlarla, inkarlarla yüzleşeceksin, şeytanla arkadaş olacaksın demektir. paçanı oradan kurtarabilirsen, ondan sonra istikamet çizgisine gelirsin. eğer anlayışın kıtsa, her süluk konağı için bunu yaşarsın. o da eğer şanslı ve nasipli isen…zira pek çok insan diyalektiği işletecek yeteneğe sahip olamadığı için, kupkuru bir taassupla geçip gitmekte ve ömrünü nihayete erdirmektedir.



