
-Ben çevreme, aileme karşı hep iyi olmaya çalışıyorum. onlara hep iyi davranmaya çalışıyorum; ama uzattığım el havada kalıyor, onlar bana aynı şekilde karşılık vermiyorlar. ihanet ediyorlar. insanlar gerçekten çok kötü.
+peki sen kendinin ve niyetinin düzgün olduğu kanaatine nasıl vardın? kendini ne sebeple sütten çıkmış ak kaşık gibi görüyorsun?
-ama ben hep iyi davranmaya çalışıyorum.
+belki de sandığın kadar iyi biri değilsindir.
-nasıl yani?
+öncelikle onlara belli bir beklentiyle yaklaşıyorsun. iyi muamele görmek için onlara iyi davranmaya kalkıyorsun. “al gülüm ver gülüm” hesabında olman senin meselenin hakikatinden uzak olduğunu gösterir.
-hiç karşılık beklemeden mi onlara iyi davranmalıyım?
+evet ama bu dediğin de seni kurtarmaz. ayrıca uygulanabilir ve sürdürülebilir de değildir. mesela anne ve babana daima iyi davran, onlar sana aynı şekilde mukabele etmeseler bile; ama sırf Allah bize ebeveynimize iyi olmamızı emrettiği için öyle yap. çevrene karşı pozitif ol. Peygamber ahlakı bunu gerektirdiği için. başka bir şey düşünme; karşılık bekleme. kâr olarak güzel ahlak sana yeter. işte böyle bir niyetin olursa, onlar sana pozitif karşılık vermese bile incinmeden, iyi olmaya devam edebilirsin.
ayrıca o, mukallibel kuluptur(tüm kalpler elinde olan). tüm kalplerin Allah’ın elinde olduğunu unutuyorsun. asıl sahibini unutmakla, ona ihanet ediyorsun. ihanet etmekle, ihanet görmeyi sonuna kadar hak ediyorsun. kendin ediyor, kendin buluyorsun.
hatta bu noktadan sonra çok daha kötü durumlara düşürüyorsun kendini. insanlardan vefasızlık gördükçe, onlara kaşı kinleniyorsun. acı çekmekten kurtulmak için, “demek insanlar böylesine kötü, şerli ve egoist yaratıklar, bundan sonra ben biliyorum size yapacağımı. bundan sonra kimseyi sevmeyeceğim. kimseye güvenmeyeceğim. kimseye iyilik yapmayacağım” deyip kalbini taşlaştırıyorsun. evet, artık sen de onlardan biri oldun…bir kurt oldun…
hayatı ve insanları tanıdıkça tipik bir insanın düşeceği durumlar bunlardır. tüm bu felaket silsilesinin başı, Allah’tan kopmak, ondan gafil olmak ve ona ihanet etmektir. asıl sahibine ihanet edersen, ihanet göreceksin. hatta kurttan kuşa tüm varlık sana ihanet edecek. müstahaksın buna.
her yaptığını Allah’ın emri ve rızası olduğu için yap. peygamberi rol model olarak al. insanlardan hiçbir beklentiye girme. büyüklerimiz “kendi gibi aciz bir beşere bel bağlayan, melundur” demiştir.
insanlardan kesinlikle beklentiye girme. onlar da aynen senin gibi acizdirler. istediğin her şeyi yalnızca mutlak kuvvet ve kudret sahibinden iste; yalnızca ona dayan. ancak bunu şu anda bulunduğun şuur seviyesinde yapamazsın. bu dediklerim emmarenin başaracağı işler değildir. sana marifet lazım. onu da düzenli mesnevi okuyarak elde etmeye çalış.



