İn Bruges
İki kiralık katil saklanmaları için belçika’nın bruges(brüj) kentine gönderilir ve olaylar gelişir…
çoğu kişinin bayılarak izleyeceği bir film kategorisinde olduğunu düşünüyorum. filmde hafiften tarantino esintileri var sanki. benim için yeterince doyurucu olmadı diyebilirim. bir şeyler eksik kalmış gibi…
görebildiğim kadarıyla filmin ana teması, her insan cehennemini kendi içinde taşır ve içi cehennem olan insanı dünyanın en güzel yerine de koysanız, zerre kadar zevk alamaz. içindeki acı ona her şeyi çirkin ve karanlık gösterir. nitekim kahramanımız bruges için shit hole(pislik çukuru) diyordu. halbuki bruges ortaçağdan kalma ve mimarisi bozulmadan gelebilmiş mükemmel bir turistik şehirdir. film boyunca şehri siz de bir nevi gezmiş oluyorsunuz.
insanın içindeki cehennemi tutuşturan ise vicdana aykırı iş yapmak olarak gösterilmiş. tabii ki gerçek vicdan ile dışardan elde edilmiş değer yargıları farklı şeyler. ancak bunu onların bilmesi pek de mümkün değil.
izlemek isteyenler için link aşağıda:



