
İşini İyi Yapmak
Bir arkadaşımız şöyle bir mesaj atmış:
“uzunca bir süre pek de iç açıcı olmayan yerlerde çalışmak durumunda kalmıştım. bu sürenin çok büyük bir kısmında da belki biraz potansiyelini gerçekleştirememe hissinden, belki biraz da kibirden ileri gelen bir düşünce ile “benim burada ne işim var”, “hak ettiğim bu muydu?”, “kimler nerelerde çalışıyor” gibi düşüncelere kapılıyordum.
sonra bir zaman geldi ve nasıl olduysa bir aydınlanma yaşadım. en azından şunu idrak ettim. başkalarının çalıştığı, özendiğim işler benden alınıp onlara verilmedi. sonuç olarak herkesin bir nasibi var. “benimki de bu şekildeymiş demek” dedim ve mızmızlanmak yerine bulunduğum yerde vazifemi elimden gelen en iyi ve hakkaniyetli şekilde yapmaya gayret ettim.
öğrenmem gerekenler her ne ise bunları anlamaya ve öğrenmeye gayret ettim. gerisini takdir-i ilahi’ye bıraktım. “nasibimizde ne varsa o olur” dedim. aslında evvelinde de işimi her şeye rağmen iyi yapmaya çalışıyordum ama kalbimdeki kötü düşünceler veya nefsim diyelim, bir şekilde terbiye olmalıymış bu konuda bence. inanır mısınız bilmiyorum ama, vesveseleri içimden büyük ölçüde attıktan sonra iş konusunda nasibim inanılmaz açıldı. başvurular yapıp hiç geri dönüş alamazken, başvuru yapmadan iş teklifleri almaya başladım. allah nasip etti, içime daha çok sinen bir yere de geçtim bu vesile ile.
zaman zaman halen öyle düşüncelerin aklımda belirdiği oluyor. bazen insan başkalarına imrenebiliyor, ama böyle anlarda dahi nasibin allah’ın takdiri olduğunu kendime hatırlatıp, bunun haset seviyesine geçmesine müsaade etmemeye çalışıyorum”.



