
İyi Bir İnsanın Acımasız Bir İnsana Dönüşmesi
Olayın aslı şuur seviyesidir.
tasavvufta bizim “emmare” tabir seviyede şuur tabiat ve madde seviyesine inmiş ve orada karar kılmış durumdadır. her şuur seviyesi ayrı bir alemdir ve her alemin kendine göre kuralları vardır.
tabiat seviyesinde merhametli olmak veya iyi olmak söz konusu olamaz. siz hiç ceylanlara şefkatli ve iyi bir aslan görebilir misiniz?
tabiat ve madde seviyesinde yalnızca savaş, mücadele, kan ve vahşet vardır. eğer başka bir şey arıyorsanız çok yanılırsınız.
merhamet ederseniz, merhamet edilecek pozisyona düşersiniz.
yemezseniz, sizi yerler.
diğerlerine karşı bir kozunuz* yoksa, hiçsiniz; çiğner geçerler. mesela paranız yoksa sizi kimse sevmez(!); en yakınlarınız bile…bakın burada “sevgi”den bahsettik. paranız varsa sizi herkes sever. sevginin ne menem bir şey olduğunu varın siz buradan kıyasa edin…
emmare dünyasında yaşayacaksanız eğer bunları bir an önce öğrenseniz iyi edersiniz. yoksa sizden önce öğrenmiş olanlar sizi evire çevire kullanırlar; ezerler; üzerler…ne zaman ki, kötü olmayı “dişe diş” taktiğini öğrendiniz, o zaman size mesafeli ve saygılı olurlar.
tabiat seviyesi köpeklerin dünyasıdır. sürüdeki her bir köpeğin hiyerarşide bir mevkii vardır. astını ısırır, üstüne kuyruk sallar.
köpekler yalnızca görünür güçlere değer verirler. o güçlerin ardındaki asıl kontrolü elinde bulunduran zatı göremezler. bu yüzden köpekler manen temiz olamazlar. köpek ile melek yüzde yüz zıt kavramlardır.
tasavvufi bir çalışma ile üst şuur seviyelerine çıkamayan herkesin makus talihi budur. zira kişi istese de istemese de yaşadığı dünyanın fizik kurallarına tâbîdir.
seçeneğin yok dostum!
ya üst bilinç düzeylerine çıkacaksın veya bir an önce kötü olmayı öğreneceksin…



