Kadın, objektif manada şeytan değildir elbet.
ancak kadın, erkeğin içindeki şeytanı aktive etmesi ve ortaya çıkarması itibariyle dolaylı yoldan ve bir nevi mecaz olarak bu şekilde itham edilmiştir.
asıl mesele ise şudur: insandaki tüm motivasyonun kaynağı libidinal enerjidir ve tüm insan faaliyetleri ona bağlıdır. bu enerji düşük şuur mertebelerinde kullanıldığında üst mertebelerin çalışabilmesi için gerekli yakıt kalmamış olur.
eğer tasavvuf yolculuğunda hız veya yüksek entelektüel kapasite istiyorsak o enerjiyi korumamız veya en azından tasarruflu kullanmamız icap eder.
hayattaki tüm başarı buna bağlıdır:
çığır açan bilim adamı mı olmak istiyorsun,
mükemmel eserler veren edebiyatçı mı olmak istiyorsun,
çarpıcı şiirler yazan bir şairlik mi arzun,
parlak fikir sahibi başarılı bir işadamı mı olmak istiyorsun,
işyerinin dahi çocuğu olmak mı istiyorsun,
her daim enerjik, kıpır kıpır, sağlıklı ve parlak yüzlü biri mi olmak istersin,
…
libidinal enerjini düşük seviyelerde kullanmaktan kaçınacaksın ve kadınlardan uzak duracaksın. ancak sadece bundan kaçınmak sana direkt başarıyı getiremez haliyle. o enerjinin dolaşması için gereken kanalları açmak da sana düşüyor. o açık kanallar senin alanındaki bilgi, ustalık ve tecrübe birikimindir. o kanallar tam olarak açık değilse kadınlardan uzak durmayı da başaramazsın zaten.
libidinal enerjiyi düşük seviyede tüketen kimse biyolojik olarak çocuk sahibi olur; ama yüksek seviyede kullananlar ise ölmez eserler verirler veya parlak sonuçlar elde ederler. bunlar da onun bir nevi çocukları hükmündedirler.
size net olarak söyleyebilirim ki, tüm kötülüklerin kaynağı libidinal enerjiyi düşük seviyelerde tüketmek ve üst seviyelere kanalize edememektir.
“bunlar bana uymaz; ben yapamam” derseniz, en azından 15 gün kuralına riayet edin. insan bedeninde enerji çevrimi 15 günde tamamlanmaktadır. bu çevrim tamamlanmadan gerçekleşecek bir enerji kaçağı, bünyeye çok zarar verecektir.



