Yenilen şeyler, zevk ve şurb (tatma ve içme) bilgisidir. oruçlu, misli olmayan bir eylemi yapmaktadır. misli olmamak özelliğiyle nitelenen oruçlu kimsenin hükmü ise, misilsiz olmaktır.
zevk(tatma), ilâhî tecellinin kaynağıdır. devam ettiğinde ise, ‘içme’ adını alır. zevk (tatma), bir şeyi tadan insanda meydana gelen bir ilişkidir (nispet). oruç, terk demektir ve terkin meydana gelebilecek olumlu bir özelliği yoktur. çünkü terk, meydana gelebilecek olumlu bir şey değildir, çünkü o, olumsuz bir özelliktir. tat ise bunun zıddıdır. bu nedenle, oruçlunun bir şey yemesi yasaklanmıştır, çünkü bir şey yemek içmek ve tatmak, oruçluluğu ortadan kaldırır.
‘içmek’ orta tecellidir. orta, ortada olan kimse için iki ucun arasında sınırlıdır. sınırlılık ise, sınırlanılan şeyde tahdidi gerektirir. (terk anlamındaki) oruç ilâhî bir özelliktir. Allah sınırlanmayı kabul etmediği gibi onunla veya sınır ile nitelenmez. bize göre, onunla da ayrışmaz. bu nedenle ‘içmek’ oruçla çelişir. bu nedenle oruçluya içmek yasaklanmıştır. ‘içme’ bir tecelli olduğu için tecelligâh anlamındaki başkasının varlığına imkân verir. oruçluda ise ‘başka’ kesinlikle mevcut değildir. çünkü oruç bize değil, Allah’a aittir. (oruç tutarken) ben onunla nitelendim ve Allah bu nitelikle beni kendi konumuna yerleştirmiştir. bir şey kendine tecelli edemez. öyleyse oruçlu, ‘içilen’ şeylere yaklaşamaz ve bu kendisine yasaktır.
cinsel ilişki ise, çiftin varlığıyla haz almak demektir. çiftlerden her biri, bu ilişkiden haz alır. bu yönüyle cinsel ilişkide taraflardan her biri, diğeri gibidir ve iki eş bir araya geldiği için ‘birleşmek (cima)’ diye isimlendirildi. oruçlu ise misilsizdir, çünkü o, misilsiz bir özellikle nitelenmiştir. bu nedenle oruçluya cinsel ilişki haramdır. orucu bozan hususlarla ilgili görüş birliğine varılan konular bunlardır. bunlardan birisini veya hepsini yapan kişi, oruçlu olamaz.
fecrin doğduğunu gördüğünde bir insanın yemek yemesi yasaklandığı gibi müşahede sahibine de varlıkta fail olarak, hatta görülen olarak Allah’tan başka bir şey bulunduğuna inanmak yasaklanmıştır.
(fütuhat, muhyiddin-i arabi)



