Bundan bir müddet önce, sanırım fazla yorgunluktan olacak, yatsı namazını kılamadan yatmıştım. uykuya daldıktan sonra rüya görmeye başladım. rüyada, bir köpek seğirterek geldi ve ayağını kaldırıp bacağıma dayadı, hani şu bildiğiniz meşhur köpek işeme pozisyonu… köpek bildiğin üzerime işeyecek…bir anda öylesine paniğe kapıldım ki, pat gözümü açtım. tabii uyanınca, o köpeğin şeytan olduğunu anladım.
bildiğiniz üzere şeytan cinni bir varlık olduğu cihetle belli bir sureti yoktur. cinler bir tür enerjetik yapı oldukları için, daha çok “duman” benzeri bir yapıda öngörülmelidirler.
ancak benim hayalim ona neden başka bir hayvan veya varlığın suretini değil de, köpek formunu yakıştırdı?
izahı vardır elbet.
insan hayali, karşı karşıya kaldığı her manaya, veritabanında kayıtlı en uygun sureti giydirir. zaten rüyalar da böyle oluşurlar.
köpek, spritüel boyutu itibariyle titreşimi en düşük hayvanlardandır. üstelik doğal vasfı yırtıcılık olan bir mahluktur. insanlara saldırmak ve zarar vermek zaviyesinden şeytanlarla bir yönden müştereklik taşırlar.
işte bu sebeple bana saldıran şeytana, hayalim köpek suretini giydirmiştir.
köpeğin işemesi ise, şeytanın pis, kirletici ilhamlarını benim kalbime ilka etmesinden ibarettir. ancak bu fikirlerin geçişimi, bir tür seyyal, süptil, cinni aleme özgü bir materyalin taşıyıcılığı iledir ki, hayalim ona da “idrar” kisvesini uygun görmüştür.
bu arada, hadislerdeki sembolizmi çözmek yerine, onları inkar edip kurtulmaya meraklı zevata selamlarımı iletirim.
https://isnetus.wordpress.com/2014/08/29/hz-davut/



