Tasavvuf (Seyr-i Süluk)

Küfr-i Hakiki Olmadan İman-ı Hakiki Olmaz

Küfrettim Allah’ın dinine ki, küfür vaciptir;
ama bu müslümanların katında kabihtir.*

demiş hallacı mansur. manası da şu:

“burada küfürden murad, tarikat küfrüdür. bu dahi, cem mertebesinden ibarettir. o cem mertebesi dahi, kapanma yeri, islâm’ın güzelliği ile küfrün çirkinliği arasında imtiyazın olmaması makamıdır. hatta, islâm nasıl güzel görülüyorsa, küfür dahi, aynı şekilde güzel bulunmaktadır. biri hadi, biri mudill isminin mazharı görülmektedir. bunların her birinden bol hazza nail olunmakta ve her ikisi de hoş görülmektedir.”(445. mektup)

***

buradaki küfür, bilinen manada bir küfür değildir. dünya hayatını bir film olarak düşünürsek, herkes kendisine verilen rolü oynamak durumundadır.

filmin iyi karakterleri ile kötü karakterleri arasında da savaş vardır. ancak bir süreliğine de olsa kendini film sahnesinden kurtarabilen bir kimse, olaya dışardan bakmayı başarınca, filmdeki kötü karakterin bile aslında kötü olmadığını, onun dahi senaryo gereği olduğunu düşünür.

aksi durum ona, erzurum’luların erol taş’ı kovalaması kadar abes görünecektir. ancak bu görüş son tahlilde doğru değildir ve sekr’den, sarhoşluktan kaynaklanmaktadır.

isnetus 24.01.2016 22:10 ~ 23:05

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu