Bir okuyucu rüyası:
“bir nehrin içinde görüyorum kendimi, annem de var yanımda. nehrin içindeki camdan bir tünelin içindeyiz. sırt üstü uzandığımız için camın üstünden akan nehri görebiliyoruz. akıntı ne bulduysa alıp götürüyor beraberinde. çer çöp, böcekler, yengeçler, küçük balıklar. bir bakıyorum kocaman beyaz bir kutup ayısı da akıp gidiyor nehirle birlkkte. ayı ölmüş. tünelin camına yapışmış bir şekilde kayıyor. ufak tefek su canlıları var camla gövdesinin altında ezilmişler. artık tünelden çıkmaya karar veriyorum. anneme, “ben gidiyorum” diyorum. asker üniforması desenindeki yeşil sırt çantamı ve cüzdanımı alıyorum. yerimden kalkınca annemin cüzdanını görüyorum. bir yastığın altından görünüyor. sanırım benim altımda kalmışlar. görünmesin diye yastıkla örtüyorum cüzdanın üstünü.”
nehir= güçlü bir feyz ve nur akışı.
çer çöp, böcek, yengeç= spritüel boyut itibariyle vücuda yapışmış parazitler, karanlık enerjiler.
ölmüş ayı= öfke, gazap ve yırtıcı sıfatların yok olması. ayının beyaz olması bu sıfatların çok güçlü olmadığını gösteriyor.
anne= nefs(rüyadaki anlamı nefsin arınması)
çanta ve cüzdan= manevi para ve kazanca işaret ediyor.



