Tanrı tahtında oturuyor; birden melekler telaşla içeri giriyorlar:
– ey rabbimiz hani senin eşcinsellik yasağın vardı ya, lut kavmi o yasağı hiçe saydı. aralarında eşcinsel ilişkiler gırla gidiyor.
– neee!!!! ben ki tüm alemleri yarattım, kuralları koydum, bu densizler bana karşı gelmeye nasıl cüret ederler? kendilerini ne sanıyor bu pislikler? tez azap meleklerine haber verin, altını üstüne getirsinler lut diyarının; imha edin topunu…
– başüstüne efendimiz, ulu tanrımız.
olayların böyle cereyan ettiğini sanıyor insanların çoğu; imanlısı da, imansızı da…halbuki ne öyle bir tanrı var, ne de öyle bir işleyiş. bu minvalde dini metinlerde geçen tüm ifadeler sembol ve mecazdırlar; mesajı insan zihnine iletmek için kullanılmışlardır. niçin bu tarz bir dil seçilmiş derseniz, mesele derindir. ancak şimdilik şu kadarını söyleyebilirim ki, bu dil insanın ve dahi insanlığın bilinçaltının dilidir. freud ve jung bu dilin bir kısım sırlarını çözmüşlerdir. akademik dil ise üst beynin yani korteksin dilidir.
peki olayın gerçeği ne?
bir evrensel bir düzen var. bunun zahir kısmına beş duyumuzla şahidiz. yerçekimi, kütle, hacim, ısı, atmosfer basıncı vs…
mesela yerçekimi kanununa karşı gelmeniz mümkün mü? “ben yerçekimi kanunu falan tanımam” deyip boğaziçi köprüsünden atlayabilir misiniz?
tıpkı bunun gibi evrenin spritüel boyutuna ait soyut kanunları da vardır. bu soyut kanunlar ihlal edildiğinde aynı şekilde otomatikman belirli sonuçlar doğururlar. bu kanunlardan biri de eşcinsellik yasağıdır.
insanda mevcut en büyük ve en muazzam güç hayatiyet enerjisidir. düşünün, bu enerji yeni bir varlığın dünyaya gelmesine sebep oluyor. bu enerjinin doğru yolda kullanılması insanın tüm yaratıcılığının(üreme, sanat, bilim, düşünce…); yanlış yolda kullanılması da tüm yıkıcılığının nedenidir.
kadın ve erkeğin spritüel yapıları simetriktir ve birbirlerini tıpkı lego gibi tamamlarlar. eril ve dişil enerjiler birbiri ile karışıp üçüncü tip yüksek bir enerji türünü meydana getirirler ki, yeni bir canlının hayat bulmasına yol açar bu yüksek frekanslı enerji.
eşcinsel ilişki ise felakettir. eril-eril veya dişil-dişil enerjiler karşılaşırsa kısa devreye yol açar ve yıkım getirir. spritüel boyuttaki kısa devre şu veya bu derece ama mutlaka doğal felaketler şeklinde görünür hale gelir. zira tüm madde boyutu arka planda spritüel boyut tarafından çekip çevrilir. spritüel boyuttaki bir aksama zahire de yansır.
her türlü zulüm, katliam, toplumsal çapta haksızlık ve adaletsizlik, kötü ahlak vs. aynı sistemle felaketlere yol açar; ancak hiçbiri eşcinsellik kadar yıkıcı değildir. eğer eşcinsellik eğilimi taşıyanlar zinaya yaklaşmaz ve kendilerini muhafaza ederlerse büyük bir iş başarmış olurlar ve ödülleri de aynı derecede büyük olur.
https://isnetus.wordpress.com/2014/08/29/hz-davut/



