
“Mısır” sembolik dilde şu yaşadığımız daha doğrusu hapsolduğumuz üç boyutlu madde dünyasına karşılık gelir. kuran, Hz. Musa’nın kıssasını bize anlatmakla bizlere bu üç boyut hapishanesinden kurtuluşun ip uçlarını vermektedir.
bu üç boyutlu dünyamız, zannedilenin aksine öyle somut bir yer olmayıp vehmimize ve egomuza yenik düşmenin sonucu olarak kendi ürettiğimiz bir gerçekliktir. kaynağı vehim olduğu için hâkimi de şeytandır. evet bu dünyanın efendisi şu meşhur iblis’tir. malum, şeytan aldatmakla iş görür ki, dünya aldanışlar, oyun ve ilüzyonlar dünyasıdır.
bu aldanışlar yurdundan kurtulmak ancak şuurumuzda musa manasının doğmasıyla mümkündür. o bizi firavunun(şeytana kul olmuş siyasi liderler ve nefsimiz) ve onun sihirbazlarının( tüm zihin manipülasyon araçları, propaganda, reklam ve bilumum yanıltıcı kitle iletişim unsurları ve nefsin hileleri) şerrinden felah bulduracaktır.
musa manasına bürünmüş şuurumuz, ona tâbî olan bütün müspet/olumlu, nurani latifelerimizi/duygularımızı vaad edilen topraklara( hakikat alemine) götürecek o yolda rehberlik edecektir. o nurani latifelerimiz seçilmiş kavimdir. çünkü Allah o yönelişlerden razı ama diğerlerinden değildir.



