Her erkekte bulunan fıtri bir özelliktir.
ancak bu özelliğin yerli yerince kullanılması ve doğru bir şekilde istihdam edilmesi önemlidir. her konuda olduğu gibi bu özelliğin dahi şuur seviyesi ile doğrudan alakası vardır.
dikkat edin, ekseriyetle bu özellik yanlış ve süfli yönde kullanılır. öznemiz bir futbol takımına gönül verir, onu egosuyla özdeşleştirir ve başka takımların taraftarlarına karşı cihada başlar. bir diğeri, saplantı, obsesyon derecesinde partizanlık yapar, karşı çıkan herkese karşı sefer ilan eder.
elbette erkekteki bu mücadele özelliğini yok edelim demiyorum. bu fıtrata ihanet ve yaratılışı bozmak olur. mücadele vasfını kaybetmiş efemine tavırlı erkekten kimseye hayır gelmez.
bugün batı dünyasında kasıtlı olarak bu türden eğilimler pompalanmaktadır. erkeği yarı kadın; kadını da yarı erkek yaparak unisex bir tip üretmeye çalışmaktadırlar. batıda moda, çeşitli sanat alanları ve film stüdyolarında etkin olan eşcinsel şahıslar kasten bu eğilimi körüklemektedirler. yarı erkek, yarı kadın hünsa tipolojisi deccali ideolojinin bir gereğidir. bunlara prim verilmemeli ve direnç gösterilmelidir.
erkek mücadele eder, savaşır; en başta kendi karanlık yönüne yani nefsine ve şeytanına karşı; sonra zahir planda tüm menfiliklere karşı. nizam-ı alem bu şekilde sağlanır. aksi takdirde düzen çöker. mücadele vasfını kaybetmemiş toplumların uydusu, hatta sömürgesi olmak tehlikesi baş gösterir.



