Dua, evrensel düzene düşünce, niyet, söz ve fiil olarak yaptığımız etkiler olarak açıklanmıştı şu entry’de; (bkz: #75999988)
orada zımnen bulunan ancak ayrıntıya dökülmemiş bir bilgi daha vardır. o da evrensel düzene etki etme gücünün bilinçle doğru orantılı olduğudur. yani bir bilinç ne kadar gelişkinse düzene uyguladığı güç o kadar büyüktür. dolayısıyla geri dönüşler de ona göre olacaktır.
buradaki püf nokta, insan bilincine herhangi bir sınır konulmadığı ve bilincin limitsiz büyüme kapasitesini haiz olduğudur. beşer hayatına saplanıp kalmış bilinçler karınca mesabesinde kalırken, kendini tabiat kaydından kurtarabilenler öyle mertebelere çıkarlar ki, diğerlerinin havsalası almaz. bu nedenle onlar dış görünüme göre hüküm verip, yüksek bilinç sahiplerini kendileri gibi beşer sanmaya devam ederler. yanlış anlaşılma olmasın! yüksek bilinç sahipleri de elbette fizik bedenleri itibariyle tipik birer beşerdirler ve beşeriyetin gerektirdiği kurallara uymak durumundadırlar. ancak onlardaki yüksek bilinç, pek çok noktada farklı durumların ortaya çıkmasına sebep olur.
düşük bilinçlerin sisteme etki kapasiteleri de çok azdır. ilaveten, büyük ölçüde çelişik ve negatif bilinç durumunda oldukları için, düzenden olumlu geri dönüş almaları da zordur. ancak yüksek bilinçler için bu tür engeller yoktur. onların düşünceleri, niyetleri, sözleri ve filleri evrensel düzenden çok şiddetli geri dönüşler alır. o kadar ki, kalplerindeki küçücük bir eğilim bile karşılık görür.



