
Nazizmin ne olduğunu herkes az çok bilir.
hastalıklı bir ideoloji olduğu konusunda da herkes hemfikirdir.
şimdi sorumuz şu: almanlar gibi felsefede, sanayide ileri gitmiş ve avrupa’nın seçkin ve müstesna bir milletinin böyle bir ideolojiye rağbet etmesi biraz tuhaf kaçmıyor mu?
öncelikle belirteyim ki, komünist ve her türden solcuların nazizm hakkındaki analizlerine asla itibar edilemez. hepsi ağır ideolojik yanlılık içermektedir çünkü. bu yüzden objektiflikten yoksundurlar.
daha önce son beş yüz yıldır anglo-saksonların dünya hâkimi olduğunu ve onların hakimiyetine karşı ilk meydan okuyan ülkenin de napolyon fransa’sı olduğunu belirtmiştik.
fransa ezildi; napolyon’un da sonu malum…dünyanın öbür ucundaki bir adaya sürgün edildi ve orada öldü. her ne kadar fransa arada ufak şımarıklıklarına devam etse de, bir daha asla anglo-saksonlara itaatsizlik göstermedi. fransa son iki yüz yıldır anglo-sakson yardakçılığını fasılasız sürdürmektedir.
anglo-sakson hâkimiyetine ikinci başkaldıran ülke ise almanya olmuştu. ancak avrupa’nın bu en dinamik milletine tek seferde diz çöktürmek mümkün olmadı.
işte nazizm tam olarak bu noktada ortaya çıkmıştır. bu ideoloji adeta alman milletinin varını yoğunu ortaya koymak üzere, kendi içinde topyekün bir seferberlik kararı almasının fikri ifadesidir.
yani almanlar nazizmi benimseyerek aslında lisan-ı halle, “dünya hakimiyeti için tekrar er meydanına çıkacağız. böylesine büyük bir mücadele de elbette olağanüstü tedbirler gerektirir. ancak nazizm gibi sert bir ideoloji ile devler ligi mücadelesi için gerekli olan hazırlık seviyesine ulaşabiliriz” demiş olmaktadırlar.
eski roma’da normalde yönetim senato tarafından seçilen iki konsülün elinde olurdu. ancak istisnai olarak çok özel ve olağanüstü durumlarda bir diktatör atanırdı. almanların nazizmi benimsemesi de onun gibi bir şeydir.
kısacası nazizm dünyanın efendisine karşı isyan başlatacak gücün, kampa girmesi ve bir tür kendini hazırlama operasyonudur. zira mücadelenin topyekün bir harp olacağı açıktır.
peki sonuç ne oldu?
nazizm de sökmedi ve almanlar ikinci kez mağlup oldular; ama bu sefer savaşla beraber almanlıklarını da kaybettiler. anglo-saksonlar kasıtlı olarak prusya askeri geleneğinin köküne kibrit suyu ekmiştir. şimdiki almanlara alman demeye bin şahit gerekir. anglo-saksonlar tarafından iğdiş edilmişler ve anglo-sakson hizmetkarlığı derecesine düşürülmüşlerdir.
şimdi anglo-saksonlar, almanlara yaptıklarının aynısını ruslara da yapmak istemektedirler; ama ruslar direniyor. anglo-saksonlar tarafından iğdiş edilmeye gönüllü olarak nasıl razı olsunlar ki?
görüyorsunuz dünya hâkimi olmak da öyle kolay bir şey değil. evet dünyanın kaymağını yiyorsunuz belki ama hep birileri çıkıp meydan okuyor size ve ortalık karışıyor. tahta çıkmak bir şey, ama onu koruyabilmek de apayrı bir şey…



