Kaba saba kelime oyunlarından başka sermayesi yoktur. garibanlar pazarında saçmalıklarını yutturabiliyor. eğer kendisinin adam olmak gibi bir niyeti varsa, ona mesnevi okumayı tavsiye ederim. “söz” neymiş bir görsün. ayrıca ona şu hikayeyi ithaf ediyorum:
bahçıvanla kuru ağaç
bahçıvan, bahçedeki kuru bir ağacı kesmeye koyuldu. ağaç:
– ey yiğit, dedi, suçsuz yere benim başımı niye kesiyorsun?
– sus, dedi bahçıvan, kuruluğun suç olarak yetmez mi?!
– ben doğruyum, eğri değil. niçin günahım yokken beni kesiyorsun?
– mübarek bir şey olsaydın, yaş olsaydın da, keşke eğri olsaydın.
doğruları söylüyorum diye övünme, bu doğrularda ab-ı hayat var mı, ona bak!



