Rüya Dili ve Bilinçaltı Sembolizmi
Altbeyin çalışması esnasında ürettiği elektromanyetik alanlarla tüm evrene tıpkı bir kablosuz ağ misali bağlanır ve evrenle sürekli bir upload-download ilişkisine girer. altbeynin iletişim aralığı titreşim frekansı ile doğru orantılıdır; yani titreşimi yükseldikçe evrenle olan iletişimi çok daha geniş bir aralıkta ve çok daha derinden cereyan etmeye başlar.
altbeynin titreşim frekansı düşükse(katılaşmış kalp), iletişim yalnızca düşük frekans aralığında gerçekleşeceği için, skaladaki diğer frekans aralıkları ilgili kişide yok sayılır bu da küfür(örtme) ve inkara yol açar. altbeynin her titreşim frekansı bir hayvan mertebesine denk gelir. esasen altbeyin hangi hayvanın titreşim frekansında bulunuyorsa kişi o hayvanın ahlakı üzeredir ve o hayvana yakınlık hisseder. yine aynı nedenle tükettiğimiz gıdalar altbeynimizin titreşim frekansı üzerinde etkilidir. dolayısıyla maneviyatımızı da etkilerler. bitkisel beslenme ve kuş etlerinin tüketimi, altbeynin frekansını yükseltir. diğer hayvanların etleri ise genelde frekansı olumsuz yönde etkilerler.
altbeynimizin algı açıklığına göre evrenle veri alışverişi içinde olduğunu söyledik. ancak gelen veriler bizim alışık olduğumuz üstbeynin(korteksin) bilgisi türünden değildir. bu veriler direkt vücudun kimyasını, hormonları etkileyen ve insan davranışını değiştiren yaşantı türünden verilerdir veya evrenin insan üzerindeki manyetik etkileridir(astrolojinin de aslı budur. ancak günümüzdekii haliyle astroloji bir sahtekarlıktır. kesinlikle uzak durulması gerekir).
evrenden bize ulaşan veriler ve onun altbeyin üzerindeki etkileşimlerini gözlemenin bir yolu vardır. o da evrensel sembol dilini bilmektir. altbeynimizin her türlü faaliyeti hayal gücünde sembolik olarak temessül eder. eğer biz bu sembolleri çözümleyebilirsek, iç alemimizde olup bitenleri üstbeynin diline çevirebilir ve ilme dökebiliriz. bu nedenle rüyalar, masallar, efsaneler oldukça önemlidirler.



