
Mevlana aliyüddin hazretleri buyurur ki; “üstadımdan ilk zikir emrini aldığım zaman “ilahi ente maksûdi ve rıdâike matlûbi- allah’ım maksadım sensin, dilediğim de rızandır” fikrini benimseyemedim; böyle bir iddiadan utandım.
zira bu iddiamda doğru değildim; yalan söylemiş olacaktım. vaziyeti üstadıma anlattım. dediler ki; “insan bu sözde sadık olmasa bile yalanını hakikat haline getirinceye kadar o yolda sabit kalmalıdır.”
sonradan işin sırrını anladım. tam doğruluk, yalanı bile gerçeğe çevirmeyi sağlayan bu sebat ve ısrardadır.
(reşahat’tan)



