Üç sınıf şeytan vardır:
1. cinni şeytanlar: enerji yapılı olan bu varlıkların çoğu şeytaniyet ile vasıflıdır. hakikatten çok uzak düşmüşlerdir ve dost oldukları insanları da telkin ile saptırırlar. günahlardan doğan karanlık enerji bu varlıkların gıdasıdır. o nedenle yapıştıkları insanları sürekli günaha teşvik ederler ve peşinden günah sonucu açığa çıkan karanlık enerji ile beslenirler.
bunları kuran’dan kimi ayetleri okuyarak uzak tutmak mümkündür. ilgili ayetlerin okunmasıyla ortaya çıkan yakıcı ışınlar cinni şeytanları kaçırır.
2. insi şeytanlar: bunlar hemcinsimiz olan ego kaydındaki insanlardır veya nefs-i emmare sahipleridir. bunların şerri, cinni şeytanlardan kat kat fazladır. zira aradaki tür yakınlığı çok güçlü bir etkileşim oluşturur. bunlarla arkadaşlık yapan kısa sürede onlara dönüşür. dönüşmemesi mümkün değildir. tek çare onlardan uzak durmak ve salih insanlarla arkadaşlık yapmaktır.
3. nefsimiz: bedenimizin enerjetik ikizi olan bu yapı, cinni şeytanlarla mukayese edilemeyecek denli şerli bir yaratıktır. 72 şeytan gücündedir. insandaki tüm kötülüğün kaynağı budur. harici şeytanlarla işbirliği yapan ve onlara kanal açan da nefsimizdir. harici şeytanlar ve nefs kardeş gibidir.
spiritüalistler de nefs yapıyı bilirler ama ona ruh derler. onlar gerçekte ruhu bilmedikleri ve bilmelerine de imkan olmadığı için nefsi ruh zannederler. nefsin ne derece şerli olduğunu spiritüalistler dahi anlamışlardır. çeşit çeşit demonlardan, ifritlerden korkmazlar ama rakip bir spiritüalistin nefsinden çok korkarlar.
nefsin ıslahı çok zordur ve uzun bir süreçtir; ama başarmak mümkün olursa, harici şeytanların da artık yapacak bir şeyi kalmaz. zira içerde işbirlikçileri olmadığı sürece şeytanların elinden çok bir şey gelmez.
nefs adlı bu enerjetik yapıya bağımsız bir güç sahibi olmadığını, mülkün ve gücün yegane sahibinin allah olduğunu anlatan ve empoze eden, “lâ guvvete illâ billah” tesbihidir.



