Nefs, Benlik-EgoDiyalektikDünya ve AhiretEgo TavrıHayatın AnlamıŞuur-Yüksek Şuur-Düşük ŞuurTasavvuf (Seyr-i Süluk)

Bilinç

Gerçekte tek bir bilinç mevcuttur. tüm varlıklara yaygın ve o varlığın kabiliyeti oranında onda açığa çıkmış olan bu tek ve mutlak bilinçtir.

mutlak bilincin yerel uzantısı, zaman içinde açığa çıktığı varlık ve onun dar çevresinde kayıt altına girmeye başlar. bilinç o noktada açığa çıktığı varlıkla tam olarak bütünleştiğinde ve sınırlandığında, artık ego veya nefs dediğimiz yapı ortaya çıkmış olur.

ego, bütünden veya özünden ayrı düşmüş, özüne yabancılaşmış yerel bilinçtir. tasavvufun konusu ise kısaca bu bilinci tekrar özüyle buluşturmaktan ibarettir.

ancak bu buluşma süreci hiç de kolay değildir. zira ego asla pes etmeden alan savunması yapar. onu mağlup ettiğinizde pes etmez. mevziyi bir adım geri çeker ama yine savaşmaya devam eder. son nefesine kadar ölmemek için direnir. o yüzden özüne tekrar dönebilen yerel bilinçler çok çok azdır.

diğerleri yerel ve ayrıksı bilincin dünyasında yaşamaya devam ederler. mutluluk, zevk, haz denilen şeyler de esasen fizik bedenin refahına dönük şeylerdir. sahte ve aldatıcı zevklerdir bunlar. fizik bedenin ömrü kısadır çünkü. o geldiği toprağa geri döndüğünde, yerel bilinç sap gibi kalır ortada.

artık ne fizik bedeninin alıştığı dünyasında yaşama imkanı, ne de özüne geri dönme imkanı vardır. özüne geri dönebilse sonsuz sınırsız güçlere sahip olabilecekken, sırf dünyadaki deneyimi yüzünden içine girdiği bilinç hapishanesinden çıkamamaktadır ve çıkmasına da imkan kalmamıştır. zira bilincin özüne geri dönebilmesi için her aşamada antitezlerle yüzleşmesi gerekmektedir. dünyanın çatışmalı ve zorlu ortamı bu türden bir gelişim için biçilmiş kaftandır. ne yazık ki, fizik bedenini kaybettiği için dünya deneyimi son bulmuştur.

kendini önce fizik bedene sonra da o bedenin çevresine endeksleyen bilinci onlardan koparmak kolay değildir. dikkat edin, tüm dünyamız bu ikisi üzerine kurulmuştur. önce bedensel refahımızı sonra dahil olduğumuz çevreyi düşünürüz.

statü, insanlar arasında saygınlık, itibar, şöhret, arkadaşlık çevresi; değişik örgütlere, teşkilatlara, tarikatlara, derneklere üyelik vs. hepsi bilinci özüne dönmekten alıkoyar. en ironiği de sanırım tarikat üyesi olmanın da bilinci özüne dönmekten alıkoyduğu gerçeğidir.

not: tarikat üyesi olmanın bilinci özüne dönmekten alıkoyduğunu söyledim ya, şimdi soru yağmuru ve itirazlar başlayacaktır. ne demek istediğimi anlayan anlar. anlamayana da izah zaten boşa nefes tüketmek olur. o yüzden soru falan sormayınız.

isnetus 08.09.2019 07:38

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram, twitter ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu