Boyutsal KatmanlarDünya ve AhiretEsma-ül Hüsna ve TecellileriGölge vs. AsılNurSure, Kıssa ve Mitoloji ÇözümlemeleriTevhid AnlayışıTitreşim Frekansı

Tanrıyı Görmek İnsanı Yok Eder Çelişkisi

Şu anda görüşümüzde olan madde alemi esasen var gibi görünen ama gerçekte varlığı olmayan bir yapıdadır. bugünkü tabirle söylersek, evren bir simülasyondur.

hakikat yolunun tüm ustaları ittifakla bunu söylemişlerdir. bir de bu alemin arkasında başka bir boyut vardır ki, o alemin varlığı gerçektir. biz oraya nur boyutu veya melekût alemi diyoruz.

var gibi görünen alemde beş duyu kaydında kalan kimse, gerçekten var olan alemi görememektedir. ancak ölüm anında kişi diğer boyutu görmeye başlayacaktır.

“ant olsun ki sen bugünün geleceğinden gafletteydin. işte senden perdeyi kaldırdık. artık bugün gerçeği bütün açıklığıyla görüyorsun” (kaf 22)

nur boyutu veya melekût alemi, ilahi isimlerin nurlarından oluşmuştur. o yüzden gerçeklikleri vardır. madde alemi ise ilahi isimlerin nurlarından değil, gölgelerinden oluşmuştur. ne demek bu şimdi diyeceksiniz…madde alemini yüksek çözünürlüklü ve renkli bir resmin(nur boyutunun) çok kötü, siyah beyaz fotokopisi gibi farz edebiliriz.

dikkat edin gerek nur boyutu gerekse madde boyutu ilahi isimlerin doğrudan veya dolaylı olarak açığa çıkışından oluşmaktadır. hakkın sınırsız sayıda isimleri ve sıfatları vardır. işte bu yüzden değişik değişik mahluklar meydana gelmiştir.

mesela hakk sonsuz bir cemale, güzelliğe sahiptir. o zaman mahlukatı içinde görece güzel varlıklar olmalıdır. hiçbir mahluk mutlak güzel olamayacağı için de, güzelliklerin basamakları olmalıdır. güzellikten az nasipli olan mahluk ise diğerlerine göre çirkin olarak görülecektir. siz tüm bu kıyası adalet, bilgi, hikmet, merhamet, şefkat vs. sıfatları için de yapabilir ve böylece gerek bu alemin gerekse ahiret aleminin ilahi sıfatlardan nasıl ortaya çıktığını idrak edebilirsiniz.

hiçbir sıfat ve isim bir zata bağlı olmaksızın kendi başına var olamaz. mutlak adalet sahibi, mutlak güzellik sahibi, mutlak ilim ve hikmet sahibi, mutlak cömertlik sahibi kimdir?

o’dur; yani hakk’tır.

hakk ise birdir, tektir.

bu ne demek biliyor musunuz? hakkın zatı ile karşı karşıya kalmak için sıfat mertebesinden zat mertebesine sıçramak gerekir. ancak orada da asla ikilik söz konusu olamaz. orada ancak vahid* ve kahhar* olan allah vardır. ikinci bir varlık kesinlikle yoktur. çokluk ancak sıfat mertebesinde geçerli olabilir.

misal: tamamen buzdan üretilmiş bir dünya düşünelim. tüm varlıklar çeşit çeşit suretlerde buzdan imal edilmiş olsun. çokluk ancak buz mertebesinde olabilir. eğer o buzdan varlıklar titreşim frekanslarını yükseltip su mertebesine çıkmak isterlerse, hepsi yok olup tek bir yapıya yani suya indirgenirlerdi. yine suyun şuurlu olduğunu da farz etmiş olalım; o zaman su şöyle diyecekti: “bugün yalnızca vahid ve kahhar olan su vardır”.

isnetus 22.08.2022 10:30 ~ 10:

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Muhtesem. Ne kadar guzel anlatiyorsunuz… Sanki Mektubat-i Rabbani okuyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu