
Tavuk Yiyip Domuz Yememek
Madde alemindeki canlı cansız tüm varlıklar belirli bir titreşim frekansına göre hiyerarşik bir dizilimde yer alırlar. insan hariç diğer tüm varlıkların hiyerarşideki titreşim frekansı sabittir.
düşük titreşimli gıdanın tüketilmesi ile insandaki altbeynin titreşim frekansı düşer. bu da maddeye daha çok bağlanmak, tabiat ve madde kaydına daha çok girmek anlamına gelir. dolayısıyla insan düşük titreşim frekansındaki gıdaları bedenine almaktan kaçınmalıdır.
bu noktada memeli hayvanların otçul olanları makbuldür. memelilerin etçil, yırtıcı ve leşçil olmaları ise kesinlikle düşük titreşim frekansında bulunduklarının göstergesidir. bitkisel beslenen memelilerin titreşim frekansı nispeten yüksektir(bitkisel ağırlıklı beslenmek insanda dahi bir ölçüde aynı sonucu verir; yani altbeyninin titreşim frekansını yükseltir. ancak insanda asıl belirleyici faktör bilinç olduğu için vejetaryen olmamıza gerek yoktur).
kuşlarda ve balıklarda memeli beyni olmadığı için onlar tamamen farklı bir kategori teşkil ederler. dolayısıyla onları memelilerle kıyaslamak abes olacaktır. hatta latif kuş türleri insan için en makbul gıda kaynağı hükmündedirler. zira latif kuşların titreşim frekansı oldukça yüksektir. kuş eti insanı hem maddi hem de manevi olarak olumlu yönde etkiler. eskiler bunu gayet iyi bildikleri için kuş etini en değerli gıda olarak görürlerdi.
bu nedenle domuzla tavuğu karşılaştırmak ve “ikisi de çöp yiyor, o halde neden tavuk yemek serbest?” denemez. zira tavuk ne yerse yesin, onu kendi titreşim frekansına yükseltmektedir. domuz da isterse en temiz, en nadide yiyeceklerle beslensin, neticede onu kendi düşük titreşim frekansına indirmektedir.
uzakdoğu spiritüalistleri dahi, islam öğretisinden bağımsız olarak, domuz etinin çok kirli bir enerjiye sahip olduğunu tespit edebilmişler ve onu kanserli hücrelerle eşdeğer olarak görmüşlerdir.



