
Bu secret tayfası pozitif mesajlarını tanrıya değil, evrene yolluyorlar. bu kimseler eğer o yola gerçekten iman etmiş iseler, eylemlerinin karşılığını alacak ve hayatlarına tüm pozitiflikleri çekeceklerdir.
zira evren, ilahi isimlerin yansımaları ile oluşmuş bir düzen ve otomatik işleyen bir sistemdir. kim ne tür niyet, düşünce ve eylem üretirse, evren onları materyalize edip sahibine iade edecektir. evrenin yaptığı zaten hep budur. “ben kulumun zannı üzereyim” sırrının evren üzerine düşmüş gölgesidir bu(eğer istenilen şey kişinin nasibinde yoksa kader müdahil olur ve nefse kalbin kapısını açar. böylece kalbe şek, şüphe ve tereddüt dalga dalga dolar. talep fesada uğrayıp iptal olur. iman sahiplerinin duası için de bu durum aynen geçerlidir. iman sahibinin duasının secret ehlinin talebinden farkı, allah’tan gaflet içermemesidir).
ancak son tahlilde secret ehlinin dua mekanizmasını gafilane bir biçimde kullanması bir tür suistimaldir. zira gerçekte evren allah’ı bulmak, bilmek ve tanımak isteyenler için ayetler sergisidir. eserden müessire yükseliş için basamak hükmündedir. ressamı doğrudan görme şansımız yoksa, resmi inceleyerek ressam hakkında fikir sahibi oluruz. onun gibi…
dikkat ederseniz bunların hali bilimperestlerinki ile aynıdır. bilimperestler dahi evreni inceleyip, sırlarına vakıf olup, onları kendi çıkarları doğrultusunda kullanıyorlar. ancak evrendeki her bir sırrın arkasındaki ve onu doğuran ilahi isimden gaflet ediyor ve ismi bulamadıkları için de müsemmaya yani tanrıya yükselemiyorlar(isimler zatın özellikleridir. isim veya sıfat mutlaka bir zata bağlıdır. hariçte kendi başına bulunamaz. örnek: merhametli insan…hariçte tek başına merhametli diye bir soyut varlık bulunamaz).
bu hal isevi bilincin tam karşıt kutbu olan deccalizmden başkası değildir. deccalın sağ gözü kördür. yani deccalın evrenin nur boyutuna(melekûta) ulaşacak nazarı yoktur. o sadece evrenin enerji boyutunu görür ve onun tüm sırlarına vakıftır. bu nedenle onun için olağanüstü haller ortaya koymak çok kolaydır.
deccal’ın söyledikleri yanlış değildir; ama doğru da değildir; çünkü hepsi yarım bilgidir.
deccalın ilimlerini tahsil eden kişi, deccalın yalancı cennetine girebilir belki. yani dünyada para, güç ve itibar elde edebilir. ancak o yalan ölümle birlikte son bulur. deccal ve bağlılarının ahiretten nasibi yoktur.



