Türkçe Namaz Kılmak 1
Kuran’daki kelamın anlamlı olması onun sadece bir yönüdür. hatta başka yönlerine nispetle buzdağının görünen küçük kısmıdır. o kelam sadece akla değil, ruha, nefse, kalbe ve daha başka insanın sayısız letaifine (çok hassas manevi duyular) dahi hitap eder. fayda görmek için manasını bilmek gerekmez. arapça okunup anlaşılmayan ayetlerden akıl hissesini alamaz ama bütün diğer letaif alır. kuran kainatın dilidir. okunduğunda duvarlar, taşlar bile ondan kendince hisse alır.
kelamdaki bu özellik evvela Allah’ın sözünde sonra belli ölçülerde peygamber ve evliya sözlerinde bulunur. bu sebeple dua veya ibadet öncelikle kuran diliyle(orijinalini bozmadan) sonra peygamberin lisanıyla ve evliyanın lisanıyla yapılmalıdır.
türk bir evliyadan türkçe öğrendiğiniz bir duayı yapabilirsiniz ama bu takdirde yaptığınız duanın değeri, evliyanın manevi yakınlığıyla orantılı olur. ibadetler Allah’a -teşbihte hata olmaz-yalakalık olsun diye yapılmaz. zira Allah alemlerden ganidir.
bilakis, kendindeki bir takım özellikleri açığa çıkarmak içiin yapılır. tıpkı vücud geliştirme gibi…nasıl ki bedeni geliştirmek için, işin ustasından -gelişi güzel değil- belli bir programa göre çalışmak gerekir, aynı şekilde manevi ustalardan ruhun egzersizleri ve çalışma usulü öğrenilip aynen tatbik edilmelidir. boş temennilerle vücud gelişmeyeceği gibi ruh da gelişmez…



