
Tarihi anlara tanıklık ediyoruz.
normalde harp doktrinindeki değişiklikler yüzyıllar içinde gelişir ve tatbikata çıkarılırlar. bizler şu anda böyle devrim çapında bir değişikliğe şahit olmaktayız.
savaş taktiklerinde ilk devrimi antik yunanlılar yapmıştı. yunanlılar piyadeyi kişisel olarak savaşan birimler olmaktan çıkartıp, kalkanlarını birbirine kilitlemiş ağır zırhlı ve blok olarak savaşan bir formasyon haline getirmişlerdi.
iskender, falanks adı verilen bu formasyonlarla o zamanlar bilinen dünyanın neredeyse tamamını fethetmişti. daha sonra da romalılar yunandan öğrendikleri bu savaş stilini biraz daha geliştirip dünyanın yarısını ele geçirdiler.
bu zırhlı piyade formasyonlarının sonunu step kavimlerinin hafif süvari orduları getirdi. steplerden kopup gelen devasa süvari orduları, dünyayı bin yıl boyunca kasıp kavurdular. türklerin dünyanın kaderine etki etmesi ve sayısız devletler kurması da bu kapsamda ele alınmalıdır.
ateşli silahların icadı ile süvari orduları ve varlığını süvari ordularına borçlu olan devletler inişe geçtiler. piyade tekrar öne çıktı.
ancak daha sonraları yüksek ateş gücüne sahip kitlesel piyade orduları cephelerde siperlere gömülüp kalmışlar ve cephe kilitlenmişti. bu kilidi açan tank oldu. tankın kullanım taktikleri de nazi generali heinz guderian tarafından geliştirilmişti.
şimdi yeni bir devrim yaşanıyor belki de… tankın savaş alanındaki hükümranlığına son veren bayraktar tb2’ler oluyor. düşmanın doğru düzgün radarda bile göremediği bu kuşlar cepheyi hallaç pamuğu gibi atıyorlar.
bakalım hafif süvarileri ile dünyayı istila eden türkler, bu sefer neler yapabilecek?
hafif dronları ile geçmişte gösterdikleri başarıyı tekrarlayabilecekler mi?



