
Enginar
Ömrümde ilk defa enginar yedim geçenlerde. üç beş yıl önce bir parça çiğ enginar tatmıştım ama o sayılmaz herhalde. ancak bu sefer gayet nizami yapılmış zeytinyağlı enginar yedim.
açıkçası pek bir şeye benzetemedim. sanki hafiften zeytinyağlı fasulye tadı gelir gibi oldu. ekşicilerin öve öve bitiremediği enginar demek buymuş. geri kalan hayatımda yemesem de olur. zeytinyağlı yeşil fasulyeyi her zaman tercih ederim. bilmiyorum belki de çocukluktan itibaren ne yiyorsak bize o güzel geliyordur.
not: deccal ego darmadağın olunca ortaya çıkıyor. günden güne halini, durumunu insan dışarıda izlemeye başlıyor.
içteki dışa çıkmış oluyor.
deccalı ancak ruhullah isa yok edebilir.
zeytinyağı(saflaşmış nefs) özde birlik. gören, gösteren, bakan, bilen, seven, sevmeyen de ben değilim o… kalp isa’sı doğuyor…
fasulye ne?
yeşil(islam nuru, ihlas, allah rızası içinde olmak)
zeytinyağlı fasulye: hakkın nuru ile bakmak ve onu yemek; bilincinde olmak, demek.



