Vehim, olmayan bir şeyi var kabul etmek demektir. tasavvuftaki bu kavramın günümüzdeki kelime karşılığı sanrı, halüsinasyon olabilir belki. ancak terim olarak vehim daha geniş bir içeriğe sahiptir.
insana dendi ki, “kendini bağımsız ve güç sahibi bir varlık farzet, ona göre davran”…
niçin böyle bir teklif yapıldı insana?
marifet(allah’ı bilme ve tanıma) sahibi olması için elbette. söz gelimi insan “benim arabam, benim evim” diyemeseydi, allah’ın her şeyin sahibi olması durumunu idrak edemezdi; çünkü ilk halinde insan şuuru sahip olma kavramından bihaber haldedir. işte bu hal aynı zamanda ilk cennet halidir. ancak bu cennet halinin pek de övülecek bir tarafı yoktur. çocuksu bir saflığın cennetidir o. asıl maharet cennetten karanlıklara düşüp, ondan sonra tekrar cennete dönebilmektir. bu seferki cennet, dünya deneyimi nedeniyle gerçekten cennet olacaktır; çünkü tüm zıtlardan, tüm karanlıklardan geçilmiştir. böylece tüm nurların, aydınlıkların değeri bilinir ve tadına varılır. bunalımın ne olduğunu bilmeyen, huzurun da ne olduğunu bilmez…
kendini bağımsız ve güç sahibi bir varlık olarak farzetmek meşrudur, legaldir. mülkün ve gücün yegane sahibinin allah olduğunu bilmekle beraber, sadece bir faraziye, varsayım olarak güç ve mülk sahibi olduğumuzu kabul etmekte bir sıkıntı yoktur. zaten dünya dediğimiz ortam, bu kabullenim ve onun ardışık sonuçları üzerine inşa edilmiştir.
sıkıntı şudur: sözü edilen kabullenimi varsayım olarak değil de, gerçek olarak algıladığımız an, emmare seviyesine ve cehenneme düşeriz. o anda kendimizi ilah olarak ilan etmiş oluruz. en büyük şirk işte budur. bir kimse bu şirkten kurtulmadığı müddetçe cehennemden ona çıkış yoktur. kendini ilah ilan edenin mekanı ancak cehennem olabilir.
bu noktada namaz kılmak, oruç tutmak ve her türlü ibadetler dahi hükümsüzdür. namaz kılan, oruç tutan ilah…karıncayı incitmeyen ilah…herkese iyilik yapan, kimsenin kötülüğünü görmediği ilah…hiçbirine cehennemden çıkış yoktur ve hepsi el an cehennem içindedir(ahiret ortamında içler dışa çevrildiği için ateş görünür olacaktır, hepsi o kadar).
vehim= kendini bağımsız ve güç sahibi bir varlık olarak farzetmek.
vehmin zulmeti, karanlığı= kendini bağımsız ve güç sahibi bir varlık olarak görmek.
bir kez spekülasyon caizdir. lehmen brothers gibi spekülasyonun dahi spekülasyonunu yapmaya kalkarsak, çivileme cehenneme çakılırız. bu karanlık halden kurtulmak için daimi olarak devam etmemiz gereken dua şudur:
“allâhümme ahricniy min zulumâtil vehmi ve ekrimniy bi nûril fehmi”
anlamı:
“Allah’ım vehmin karanlığından beni çıkart ve nurunla anlayış ikram et.”



