Allah'ı Bilmek (Marifetullah)PeygamberlerVahiy-İlham

Yağmur

Allah’ın resulü, yağmur yağarken başını açar ve bunu yağmurun rabbine olan ahdinin yeni olmasından dolayı yaptığını söylerdi. 

ve bu nebi’nin, Allah’a ilişkin marifetini nasıl üstün, yüce ve apaçık kıldığına bak! böylece yağmur, insanlığın en üstün olanını rabbine yakın olmaklığıyla teshir etti(etkiledi). ve bu yağmur, nebi’ye gelen elçi’nin(cebrailin) vahiyle inmesi gibiydi ve nebi’yi, bizatihi haliyle (hal diliyle) davet etti. 

ve Resul (sav), yağmurun rabbinden getirdiği şey kendisine isabet edebilsin diye ona kendisini açtı. eğer kendisine isabet edecek olanda ilahi bir fayda olmasaydı, kendisini ona açmazdı. bu risalet(elçilik), Allah’ın kendisiyle her şeye hayat verdiği suyun risaletidir. 

(füsus-ul hikem, muhyiddin-i arabi)

münir derman’ın yorumu ise aşağıda:

Hz. Rasûl sallallahu aleyhi vesellem yağmur yağdığı zaman mübarek başlarını açar, öylece yağmurun altında dururmuş. başına yağmur damlası isabet etsin diye. araplar bu yazın yağan yağmura hallab derler h ile yazılır. hallab yahutta hallabe derler araplarda.

“ya Rasûlullah bunu niçin yapıyorsun?” dedikleri zaman “yağmurun Allah ile ilgilisi yenidir” dermiş, .
yağmurla Allah daha yakın olması dolayısıyle insanların en faziletlisi olan Efendimizi yağmur teskin etmiştir demektir.

nasıl ki çocuğu dedesi teskin ediyor.(buradaki yorum bana göre yanlış/isnetus)
Allah yakınlığı dolayısıyla yağmura cenâb-ı peygamber kendini arz etmiştir.

bunlarda ince misaller vardır efendi!. ince misaller vardır. amma bende böyle yapacağım diye yağmur yağarken gidip ıslanmaya da lüzum yoktur haaa! bu başka hellabe, bu başka üsul.

bu sebeple yağmurun getirdiği feyizden faydalanmak için kendilerini ona arz ederlerdi.
yağmurun getirdiği şeyden peygamber için ilahî bir faide hasıl olmasa idi mübarek nefsini onun tesirine arz etmezdi.

şimdi gözünü dört aç cemaat.
yağmurun bu risalet ve aracılığı, suyun risaletidir.
yağmurun bu risalet ve aracılığı, suyun risaletidir.
onun için: “her şey sudan halk edilmiştir” âyet-i kerimesi buyrulmuştur.

islamda çok güzel söz vardır ihtiyarlar, nineler, eski temiz insanların elini öptüğünüz zaman size hediye verirlerdi ve:
“su kadar aziz olun!” derlerdi.
su dünyada görülen, elle tutulan cennet taamlarından bir tanesidir. ondan başka yoktur.

nehirler ve cemaat biliyorsunuz hazreti peygamberin:
“es-seyhanu ve’c- ceyhan el fırati ve’n nil küllin min enhari’l- cenneh.”
“seyhan nehri ceyhan nehri, fırat nehri nil nehri bunlar cennet nehirleridir” buyurmuştur.

niçin?
çünkü cennette de ırmaklar vardır.

onun için “su” deyip geçmeyiniz.
onun için “su kadar aziz olun!” lafı dünyada güzel sözler müsabakası olsa birinciliği kazanır.
ikinciliği de bir insana teşekkür için: “allah senden razı olsun!” dur.
“allah senden razı olsun!” değil.
“allaaaaaah senden razı olsun!”
içinden söyleyeceksin.
dudağından, damağından, dişinden değil.

çünki Allah, canlı olan her şeyi sudan halk ettiği için Cenâb-ı Peygamber de başlarını böyle yağmura veriyor.

iyi anla!
“minel mai külli şeyen hayy!”
hatta Musa bile suya attı dedik demin, eski ibrani lisanında kıpti dilinde yani eski mısır dilinde.
mu : su demektir.
sa: ağaç demektir.
“bir ağaç kutu içinde suda bulunan” demek.
musa’nın mânâsı budur.

isnetus 11.06.2015 21:54

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu