Yaşar Nuri Öztürk
Batıda müsteşrikler de islamı çok iyi biliyorlar. ama küçücük bir kusurları var, müslüman değiller. demek ki neymiş? bilmek imanın aynı(sı) değilmiş. çünkü bilgi aklın, iman kalbin semeresidir. iman kalbi/ruhi bir bilgidir. kuru bilginin çok bir önemi olsaydı benim bilgisayar dünyanın en alimi olurdu. maaşallah kendileri çoğu islami kaynağı harddiskinde barındırmaktadır.
“insan, ilmi ile amel etmedikçe âlim olamaz.”
“ilim ikidir: biri sözle dile gelen ilimdir, bu allah’ın insanlara bağışladığı açık delildir. öbürü kalb ilmidir ki, fayda veren ilim budur.”
“âhir zamanda câhil ibadetliler ile fasık âlimler çoğalır.”
“âlimlere üstünlük taslamak, aptallar ile çatışmak ve halkın dikkatlerini üzerinize çekmek maksadı ile ilim öğrenmeyiniz. böyle yapanların yeri cehennemdir.”
“kim bilgice gelişir, fakat hidâyet yönünden gelişmezse, günden güne allah’tan uzaklaşır.”
hz. ömer (r.a.) der ki, “bu ümmet hesabına en korktuğum şey, münafık âlimdir, dinleyenler ‘münafık âlim nasıl olur’ diye sorarlar.
hz. ömer onlara.
“lâfla bilgili, fakat kalbi ve ameli câhil kimsedir” diye cevap verir.
kalblerin keşfi, imam-ı gazali



