Ehl-i Dünya
Aslında dünya-ahiret diye bir ayrım söz konusu olamaz. yeterli şuura sahip olan kimse için her şey ahirettir. yemekten, içmeye, işten, ilişkilere kadar…
dünya kavramı gafletten ortaya çıkıyor. aklı surete saplanıp kalmış olanlar, her şeyi dış yüzden değerlendirirler ve öteleri dar akıllarına sığıştıramazlar. işte ehl-i dünya tabir edilen grup bu şekilde vücud bulur.
bir de ruhbanlar ve mistikler var. bunlar da ehl-i dünyaya tepki duyup her şeyi terk etmeyi isteyenlerdir. dağ evinde, ormanlarda yaşamak, mağaralara kapanmak, manastırlarda inzivaya çekilmek vb. gibi…. ehl-i dünya akıldan yoksun tayfa ise, ruhbanlar da yarım akıllılardır.
bizde her şey ahirettir. uyanık olan yani gafletten kurtulmuş olan için her şey ahirettir; hatta en dünyevi görülen bir iş üstünde bile olsa. daha doğrusu onun için dünya-ahiret ayrımı kalkmıştır. ancak gaflete düşüldüğü anda bu ayrım tekrar hissedilir hale gelir.
sonuç: gafilsen her şey sana dünyadır; istersen secdeden kafanı kaldırma.



