Gayret ve Tekrarın ÖnemiHakikatNübüvvet vs. VelayetVahiy-İlham

Zan

Bir arkadaşa “zan” meselesini izah ediyordum. gerçekte topyekün insan bilgisinin mutlak bilgi önünde zandan ibaret olduğunu ve asla kesinlik(mutlaklık) içermeyen nispi bilgiler yığını olduğunu anlattım ona.

dikkat ederseniz “bilimsel pozitivist paradigma” bir tür mutlaklık iddiasındadır. yer çekimi kanunu, bilmem ne kanunu falan filan şeklinde…halbuki devasa kainatta bakteri hükmünde bile olmayan insan bilincinin ulaştığı mini minnacık bilgi kırıntılarıdır bunlar. belli şartlarda belli çerçevelerde elde edilmiş nispi bilgiciklerdir. mutlak bilginin önünde bunlar komediden öteye gidemezler kesinlikle. sonsuz bir denize nispetle damlacığın ne hükmü olur ki?

arkadaşa tüm bunları anlatınca, yüzünün ifadesi değişti. hevesi kırıldı. “öyleyse niye uğraşıyoruz ki?” dedi. anlattığım tablo karşısında, tüm insan çabası beyhude gayret gibi görünmüştü ona. aslında bir vecheden doğrudur bu görüş, ancak işin başka vecheleri de var elbet.

ona masadaki lcd monitörü gösterdim. “15 yıl önce bunlar yoktu. kocaman kocaman tüplü ekranlar kullanıyorduk değil mi?” dedim. bunun gibi her alandaki gelişmeleri düşünürsek, ilerleme boşuna değildir tabii ki. ancak şu gerçeği unutuyor insanlar: elimizdeki tüm teknolojik oyuncaklara rağmen, günümüz insanının bilinci 2500 yıl önce yaşamış platon’dan ileri değildir. platon’un teknolojik oyuncaklardan haberi yoktu ama bilinç olarak bizden geri olması da asla söz konusu değildir.

“bilimsel pozitivist paradigma” mutlaklık iddiasındadır dedik. evet, iki asırdır kendini insanlara böyle lanse etmektedir. minicik bir damlanın kendinin okyanus olduğunu iddia etmesi gibidir bu hadise. kendini mutlağın yerine ikame etme girişimidir. oysa minicik damla asla ve asla okyanus olamaz. nispi bilgi kırıntıları, mutlak bilginin yerine geçemez. böyle bir iddia komedidir ancak ve deccalın insanları fena halde kandırma girişimidir. insanların ezici çoğunluğu bu yolla deccal tarafından teslim alınmıştır zaten. artık herkes sahte bilim tanrısına tapmaktadır…

esasen mutlak bilgiye insan bilinci ulaşamaz. sonsuz basamaklı bir merdivene tırmanır gibi ona hep kademe kademe yaklaşır ama asla nihayete erdiremez bu yolculuğu. sonsuzu bitirmek mümkün değildir çünkü. sonsuz önünde bir de, bin de, milyon da, trilyon da aynıdır; yani yine hiç hükmündedirler hepsi.

evet mutlak bilgiye insan bilinci ulaşamaz ama “mutlak olan” insana tenezzül edebilir. bu durumda sormamız gereken soru şudur: “mutlak olan, sonsuz olan; sınırlı insan bilincine nasıl inebilir? insan bünyesi bunu kaldıramaz ki”. evet işte vahiy bu yüzden ağırdır. rivayet edilir ki, peygambere deve üzerinde vahiy geldiğinde, deve ayakta duramaz çökermiş. diğer yandan “mutlak olan” insana indiğinde ancak onun kapasitesine göre iner ki, biz buna tecelli diyoruz. mesela güneş elimizdeki aynaya iniş yaparsa, aynaya kendi suretini bırakır. aynada aynen bir güneş timsali oluşur. işte bu güneşin aynadaki tecellisidir. yoksa güneşin somut manada aynaya iniş yapması imkansızdır.

yine, “yere göğe sığmam ama mümin kulumun kalbine sığarım” kudsi hadisi de bu kapsamda değerlendirilmelidir.

sonuç:

insan bilincinin hakikate yürüyüşü= tümevarım =kademeli oluş, aşama aşama gelişim = bitmeyen bir yolculuk = elde edilenler sonsuz ve mutlak önünde hiç = nispi bilgi kırıntıcıkları = bitirilemeyen bir yolculuk

hakikatin insan bilincine inişi = tümdengelim = vahiy, ilham, sezgi = ani, tek anda = sıfır mesafe, hakikate tek anda ulaşma = elde edilenler mutlak bilginin tecellisi, mutlağın sönük bir görüntüsü. hologram plakasını ikiye böldüğümüzde, çözünürlüğün yarı yarıya azalması gibi. vahye veya ilhama mazhar olanın mertebesi düştükçe çözünürlük de düşer. ancak hakikat aynı tümel hakikattir hepsinde.

isnetus 06.03.2020 13:12

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu