Dünya ve AhiretBoyutsal KatmanlarGüzel Ahlak vs Kötü Ahlakİman ve İnkarNefs, Benlik-EgoNurŞeytanŞuur-Yüksek Şuur-Düşük ŞuurYakin

Zenginlik

Üç türlü zenginlik vardır:

1. parası çok olan, yani maddi dünya zengini.

2. enerjisi çok olan, yani spiritüel boyut zengini.

3. nuru çok olan, yani ahiret zengini.

gerek madde gerekse de enerji boyutu termodinamik kanunlara tâbîdir. bu da onları sonlu, tükenici, bitici yapar.

dünya deneyiminden geçmek için avatar edindiğimiz fizyolojik bedenimiz kısa diyebileceğimiz bir zaman dilimi içinde deforme olur, güçten düşer ve aslına dönmek, yani toprağa karışmak ve ayrışmak zorunda kalır. dünya deneyiminden elde edeceğini etmiş olan için bunun bir önemi yoktur. tıpkı eski giysimizin çöpe atılıp bakterilerce ayrıştırılmasından hiç rahatsız olmamamız gibi…

ölümle birlikte maddeden derlenmiş avatar bedenimizi kaybettiğimiz için dünya deneyimimiz sona ermiş olur. transfer olduğumuz ahiret veya bilinç boyutuna ise dünyevi zenginliğimizi götüremeyiz. dünyada iken hayır hasenata sarf ettiğimiz paralar bu durumun dışındadır. onları yeni boyutumuzda eksiksiz olarak buluruz. bu nedenle hayır hasenata sarf edilen paraları ahiret dövizine yani nura çevrilmiş sayabiliriz.

spiritüel boyut zenginlerinin de madde zenginlerinden pek farkı yoktur. elde ettikleri yüksek bilinç ile biraz daha rahat hayat sürerler. değişik spiritüel güçleri ile egolarını tatmin ederler ve yüksek enerjileri ile sağlıklı yaşarlar. ancak enerji boyutu dahi termodinamik kanunların etkisinde olduğu için, bu tayfa kötü ahlaklıdır. yaptıkları işleri karşılık için yaparlar. sayısız manipülasyon ile etraflarına topladıkları insanların enerjisini emerler; tıpkı şeytanların emdiği gibi… şeytanların dahi insanlara musallat olmasının en büyük sebebi budur: insanların enerjilerini sömürmek, onları enerji kaynağı gibi kullanmak…

nur boyutu ise termodinamik kanunların geçerli olmadığı ve frekansı son derece yüksek bir iç boyutumuzdur; hem bizim hem de evrenin…bu nedenle aslında ahireti ölüm ötesinde arayanlar büyük hata yapmaktadırlar. ahiret halihazırda bizde yüklü bulunmaktadır; bir iç boyutumuz olarak veya bilinç boyutumuz olarak. her an yaptıklarımızla o boyutu inşa etmekte veya yıkmaktayız.

nur boyutunda termodimanik kanunların hükmü olmadığı için, bu boyutta azalma, bozulma, tükenme, yıpranma, hastalık, ölüm vs. gibi olgular söz konusu değildir. dünyada iken kazandığımız nur, yani ahiret boyutunun parası ne kadarsa, o ebediyen artık bizimledir. o para ile aldığımız nurdan köşkler, saraylar, bahçeler, bağlar vs. de artık bozulma ve yıpranma olmaksızın ebediyen bizimdir.

ahiretin bir diğer hayırlı yönü o boyutun tamamen esma nurlarından oluşmasıdır. yani oranın taşı toprağı nurdur ve asla haktan uzaklık ve gaflet söz konusu değildir. dünya malı insanı allah’tan uzak düşürür ve gaflete salarken, ahiret parası tam tersi etki yapar. ahirette en çok paraya, yani nura sahip olan, allah’a en yakın olur(nuru hiç olmayanlar(iman etmemiş olanlar) ise zaten nur boyutuna geçiş yapamazlar ve nar(enerji, ateş) boyutunda takılı kalıp, o boyutun şartlarında yaşamak zorunda kalırlar).

kısacası daimi, bitmez ve tükenmez olanın yanında, sonlu olanın değeri yoktur. bu nedenle gerçek hayat, ahiret hayatıdır. gerçek zenginlik de ahiret parasına, yani nura sahip olmaktır.

isnetus 03.07.2025 11:45 ~ 12:02

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu