Yemek içmek ve cinsellik tabiat seviyesinin bir gereğidir ve bunlar belirli bir bilinçte yapılmazsa kesinlikle insanı tabiat seviyesine çakılı kılarlar.
önce yemekten örnek vereyim: eğer bir kimse sırf acıktığı için yemek yerse yine tabiat seviyesinde kalır. o yüzden yemekten önce besmele çekiyoruz. bismillahirrahmanirrahim diyoruz.
bismillah= Allah isminin işaret ettiği zatı hatırlayarak yemeğe başlarım
rahman= yeryüzü baştanbaşa rahmani bir sofradır ve biz rahman’ın(karşılıksız bol bol verenin) sofrasından yiyoruz; onun aziz misafirleri olarak.
rahim= herbirimize teker teker özel rahmeti var. o rızkı yalnızca bize tahsis etmiş, başkasına değil. tüm rızıkların hangi canlı tarafından tüketileceği ezelden bellidir ve kader levhasında yazılıdır. bir canlı kendine tahsis edilmiş rızkı bitirmeden vefat etmez.
yemekten sonra elhamdülillah(hamd yani tüm övgüler o’nadır) deyip allah’a ikramı için teşekkür ediyoruz.
işte yemek ancak bu şekilde yenilirse bizi yüceltir, marifette yükseltir ve üstün bir ahlaka doğru çeker. aksi durumda tabiat bataklığından çıkmamız mümkün olmaz.
cinsellik için de tıpatıp aynı hususlar geçerlidir. sırf üreme içgüdüsünün yönlendirmesiyle yaşanan bir cinsellik insanı tepe takla eder. ruhu aşağıların en aşağısına indirir.
ancak kuran’dan ilgili ayetleri okuyup, Allah’ın izni doğrultusunda; peygamberini örnek alarak, onların koyduğu ölçülere riayet bilinciyle kendimize bir eş alırsak ve koyulan sınırlara uyarsak, bu durumda esfel-i safilinden kendimizi kurtarırız.
üstelik nikah çok kolaydır; bir imam ve minimum iki şahit. hepsi bu kadar. bu kadar kolaylıkları hiçe sayarak zinaya tenezzül edenlerin sonunu ne siz sorun, ne de ben söyleyeyim.



