Mezhep taassubu sebebiyle hakkında ileri geri konuşulan zat. elbette her müslüman gibi ben de bu meseleyi kendimce araştırdım. mümkün mertebe tarafsız olmaya çalıştım ve şu sonuçlara vardım:
1. o çağda diğer toplumlarda olduğu gibi araplarda da iktidar ve yönetim anlayışı hanedan ve soy/ırsiyet odaklıdır.
2- o zamanki arap kamuoyunda iktidarı, asil ve eskiden beri tanınmış bir ailenin alması tabii görülüyor ve meşru kabul ediliyordu.
3- Peygamberin vefatından sonra hem Hz. Ali hem de bir kısım sahabe, bahsedilen temayül sebebiyle halifeliğin Hz. Ali’ye ve onun soyuna geçmesi gerektiğine kâni idi.
4. tabii aynı arzuyu içten içe eski iktidar hanedanı olan ebu süfyan hanedanı da taşıyordu.
5- her iki grubun iddiası da arap kamuoyunda meşruiyet dairesindeydi.
6- aslında meseleyi bugünkü iktidar ve siyaset anlayışımıza göre değerlendirmek doğru değildir ama etkileri günümüze kadar ulaştığı için bunu yapmak durumundayız. o zaman şöyle diyebiliriz:
iktidar hiçbir hanedana ait olamaz. en uygun aday belli bir seçim süreciyle işbaşına gelmelidir.



