PeygamberlerDünya Görüşüİlim-İrfanKuranMesnevi Okumak ve MetodolojiNefs, Benlik-EgoNübüvvet vs. VelayetSure, Kıssa ve Mitoloji ÇözümlemeleriŞuur (Nefs) MertebeleriTevhid Anlayışı

Nefs-i Emmare 3

Kişi, şuurun ilk mertebesini geçebilmek için madde ile kalbi alakasını kesmek durumunda kalır. burası şuurun dünya metaı, para, lüks, konfor, gezi, yemek ve her türlü dünyevi güzelliklere müptela olduğu bir aşamadır.

bu aşamada şuur düşünsel planda da son derece materyalisttir ve maddeci dünya görüşüne sıkı sıkıya bağlıdır. maneviyat ona hayal, fantezi ve çoğu zaman da şarlatanlık olarak görünür.

maddenin şuur üzerindeki tasallatundan kurtulmak ancak peygamberlerden tevhid dersini almakla mümkündür(mesela düzenli olarak, kuran’ın kişinin iç alemine dönük bir açılımı ve yorumu olan, mesnevi okuyarak). eğer o ders alınırsa kişinin iç dünyasında ibrahim’i çıkar; yani ibrahimi bir mana, şuur içinde belirir. bu noktada, ibrahim isimli bir şahsın rüyada görülmesi mümkündür. hatta günlük hayatta ibrahim isimli bir şahısla karşılaşmak dahi söz konusu olabilir.

tez zuhur ettiği anda, antitez de onunla beraber otomatikman oluşur. yani şuur içinde inkarcı ve maddeyi ilah edinici nemrut manası mukabil kutupta derhal yerini alır. ibrahimi bilinç kalbin maddeden kopmasını ve yükselmesini önerirken, nemrut buna şiddetle karşı çıkar ve materyalist bir dünya görüşünü savunur. aralarında kızılca kıyamet kopar. bunun dış yüzden görünümü şiddetli vesvese halleridir. kişi, bu noktada elini düzgün oynar ve peygamberlerin tavsiyelerine uyarsa, nemrut minicik bir sebep vesilesiyle(sivrisinek kadar küçücük) imha olur ve o menfi mana bilinç içinde söner gider. ibrahim galip çıkar ve şuur büyük ölçüde materyalizm bataklığından kurtulur. böylece şuurun ilk mertebesi olan emmare aşaması geçilmiş olur.

kuran’da geçen ibrahim kıssasını hatırlarsanız, hz. ibrahim tüm küçük putları kırıp baltayı da en büyük putun boynuna asmıştı. yani büyük put zarar görmemişti. küçük putlar dış alemdeki, dışımızdaki maddi unsurlardır; büyük put ise nefsimizdir; benliğimizdir; egomuzdur.

kuran’ın tek bir kelimesinin bile altında nice ilim hazineleri yatar ve onda asla eksiklik, fazlalık veya abesiyet bulunmaz. tefekkür ehli için kuran’ın çözümlenmesi çok zevkli bir uğraştır. yepyeni idrakların açılmasını sağladıkça ona olan hayranlık arttıkça artar.

(gelecek yazıda şuurun ikinci mertebesi ve o bölgede kişinin egosuyla(firavunuyla) kapışması ve cinsellikle imtihan ele alınacaktır)

not: nübüvvet kemalatı zahir boyutuna ve mevzuun toplumsal vechesine bakar ve yukarda sayılan tüm haller içtimai planda yaşanır. velayet yolu ise hususidir ve kişinin iç alemine bakar. dolayısıyla velayet yolunda bahsedilen haller, büyük ölçüde kişinin iç dünyasında olup biter.

niçin olayı toptan bitirmiyoruz ve toplumsal çapta ele almıyoruz derseniz, bilin ki; nübüvvet yolu ancak bir nebinin veya nebi kemalatına sahip bir şahsın güdümünde gerçekleşebilir. 1400 yıl önce olup bitmiş bir hadisenin tarihçesini okuyarak bunu gerçekleştirmeye çalışmak bilgisizliktir. nübüvvet nuru tebe-i tabiinle* beraber sönmüştür; ancak velayet her devirde şu veya bu derece yürürlükte kalmıştır.

isnetus 05.03.2018 09:52 ~ 12:47

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu