Abdurrahman Dilipak’ın İbretlik Dolar Yorumu
Abdurrahman dilipak, döviz kurlarını allah yükseltiyor demiş.
zâhir ile bâtın’ın hükümlerini birbirine karıştırmanın korkunç bir örneğidir bu. oysa zâhir ile bâtın iki ayrı denizdir; aralarında perde vardır, birbirlerine karışmazlar.
benim asıl merak ettiğim ise, yaşını başını almış bir adam böyle bir sözü nasıl söyleyebiliyor? cahillikten mi, yoksa avamı dinle uyutayım da mensup olduğum iktidar cenahına zeval gelmesin mi diyor içinden? her ikisi de birbirinden beter yollar. halbuki kafayı çalıştırsa çok daha iyi ve etkili yöntemler bulabilirdi.
islamcı camianın öne çıkmış isimlerine bakınız…ne kadar kaba saba adamlar… çok yazık…
bu konu hakkındaki yazılanları okurken bir yazar arkadaşımızın yorumu gözüme ilişti ve birden irkildim. o da ne? devlet aygıtının dinsiz/ideolojisiz olması gereğinden dem vurmuş. bu kardeşimiz yaygın bir safsataya kurban gitmiş ne yazık ki…
nasıl ki işletim sistemi yüklü olmayan bir pc’nin iş görmesi mümkün değilse, resmi ideolojisi olmayan bir devlet de kesinlikle ve kesinlikle mümkün değildir. her devletin mutlaka bir ideolojisi olur; aksi düşünülemez.
eski, yanıltıcı ve zihni bulandırıcı kavramlardan paçamızı kurtabilirsek görürüz ki, “devlet dinsiz olsun” demek, aslında “devletin ideolojisi bilimsel pozitivist paradigma olsun” demekle eşdeğerdir. “bilimsel pozitivist paradigma” ise deccalın ideolojisidir ve çağımız deccaliyet çağıdır.
şimdilik bunu bilmekle yetinelim. zira ortaçağda üretilmiş paradigma ve ideolojilerle modern bir devleti yönetmek mümkün değildir. o zaman bekleyeceğiz…elbet yakın gelecekte ehli gelecek ve hakikatin çağımıza uygun ideolojisini üretecektir.
en azından bu ümit üzere olmamız gerekir. aksi takdirde imanımızı yel alır götürür, sel alır götürür…deccalın uşakları da bayram eder…(bkz: zâhir ve bâtın/#103699445)



