
Fizik bedenimizin paralelinde, klasik tasavvuf terminolojisinde nefs tabir edilen, enerji yapılı bir eşleniği mevcuttur ve bu enerjetik yapının bir de titrşim frekansı söz konusudur.
kurttan kuşa ve nihayet insana kadar tüm hayvanatı bir titreşim frekansı skalasına yerleştirebiliriz. bir hayvanı diğerinden farklı kılan enerji bedeninin titreşim frekansıdır. o enerji beden hayvanın hakikatini oluşturur. fizik ve organik beden ise adeta o yapının giydiği elbise gibidir. zira fizik bedeni organize eden ve eşzamanlılığını sağlayan nefstir.
hayvanlarda enerji bedenin titreşimi sabittir ve değişmesi mümkün değildir. insanlarda ise serbest bırakılmıştır. her bir insan sahip olduğu dünya görüşüne, zihinsel programına göre belli bir frekansta titreşen enerji bedene sahiptir. insanların genelinin titreşim frekansları belli bir hayvanınkine eştir. dolayısıyla ahlaken o hayvana benzer özellikler gösterirler.
bir arkadaşım, ismi lazım değil bir siyasetçi hakkında “ona bakınca bir bukalemun görüyorum” demişti. ben de dikkat edince onun görüşüne onay verdim. evet adam resmen sîma olarak bukalemuna benzer yüz hatlarına kavuşmuştu. bu sîmadaki benzeşim bilhassa yaşlandıkça daha da belirgin hale gelir. ayrıca o şahıslarla ilgili hayvan arasında yakınlık ve sempati gelişir. yaygın sevilen hayvanlardan insanların genelde hangi ahlak üzere olduğunu tespit etmek de olasıdır.
enerji bedenin titreşim frekansı(zikri,tesbihatı) arttıkça ahlaki olarak da bir yükselme, latifleşme söz konusu olur. nefs, kuş türleri ve ceylan gibi yüksek titreşimli hayvanların seviyesine çıkar. sevimli, latif ve hoş davranışlı olurlar.
ahlakın hakikatini bu şekilde anlamalıyız. şeklen bir takım davranış kalıplarına girmek o kimseyi ahlaklı yapmaz. zira sürdürülebilir değildir. o kişinin asıl ahlakı en kritik noktada ortaya dökülüverir.




“BENİM MADDİ VARLIĞIM DA ŞU GÖRÜNEN ŞEKLİNİ ALINCAYA KADAR ÇEŞİTLİ MERHALELERDEN GEÇTİ.BEN DE CANSIZ VARLIKTAN ÖLDÜM,BOY ATIP GELİŞEN NEBAT OLDUM.NEBAT İKEN ÖLDÜM,HAYVAN ŞEKLİ İLE BAŞ GÖSTERDİM.HAYVANLIKTAN DA ÖLDÜM,İNSAN OLDUM.” (Mesnevi’den)
Ne anlatılmak istenmiş, sizin bakışınıza göre? Benim içimde bu beyitler Hz Mevlana’nın anlattığı aşığın bu tekamülü, İsnetus Bey’in de vurguladığı -bu yazıda da geçen- insan ve hayvan konusunu çağrıştırdı.
Yorumunuz aşağıdaki makaleyi hatırlattı;
https://www.isnet.us/sunnete-uymak.html
Not: Siteye yöneltilen sorulara ilişkin cevaplar bizzat İsnetus tarafından değil, site yönetimi tarafından yanıtlanmaktadır.
Cevap için teşekkürler. Allah hepimize insan olabilmeyi nasip eylesin. Amin.