Bilimsel Pozitivist ParadigmaBilimTarih

Akademisyenlerin Ne Ürettikleri Sorunsalı

Akademisyenler adına “bilim” denen çağımızın hâkim ve dominant ideolojisinin rahipleridir.

çoğu insan ayırdına varamayabilir ama son tahlilde dinler birer ideoloji olduğu gibi, ideolojiler de birer dindir. aralarında öngörülen farklar tamamıyla sunidir. 

insana belli bir zihniyet, dünya görüşü, yol, gidişat, hayat tarzı sunan her olguya ister din deyin, ister ideoloji deyin, isterseniz “bilim” deyin, ne fark eder?

ancak bu noktada hegemon ideoloji olan “bilim”in kumpasları ile karşı karşıyayız. insanlarda öyle bir algı oluşturulmuş ki, sanki diğer bütün beşer fikriyatı subjektif ve ne idüğü belirsizken, “bilim” bize evrensel gerçekleri ve doğruları altın tepside sunuyor gibi gösterilmiş.

aslında görmesini bilen için “bilim”in kerameti kendinden menkuldür. bir misal: deniz seviyesinde su 100 derecede kaynar. inanmayan gitsin deney yapsın…

burada olan şu: sen belli bir sonucu almak için belli düzenlemeler yapıyorsun, sonra o düzenek beklendiği gibi netice verince de iddian ispatlanmış sayılıyor. oh ne âlâ…aslında yapılan sihirbazlıktan farklı değildir.

büyük resmi görebilen kimseler “bilim”in dahi temellerinin son tahlilde kabullenimlere dayandığını ancak iç tutarlılığının gayet yüksek olduğunu fark edecektir. zaten iyi bir ideolojinin iç tutarlılığı yüksek olmalıdır. 

“bilim” diyalektiğini ve yüksek tutarlılığını kaynaklandığı farkındalık seviyesinden almaktadır. zira her farkındalık seviyesi askeri bir rütbe gibidir. üst rütbe astlara mutlaka domine eder. hani şu bilge tonyukuk’un türk’lere çin’lilerden uzak durmasını öğütlemesinin sebebi olan incelik. çünkü tarım toplumu aşamasındaki çin kültürü, kendinden daha aşağıdaki göçebe kültürünü mutlaka asimilasyon yoluyla imha edecektir.

işte 20. asırda tüm dünya batı karşısında aynı pozisyona düşmüştür. göçebelerin tarım toplumları karşısında çaresiz kalması gibi, tarım toplumları da endüstrileşmiş batı karşısında pes etmişlerdir. dolayısıyla hâkim ideolojinin papazları olan akademisyenler de, meslektaşları olan eski yapının din adamı sınıfını büyük ölçüde tasfiye edip yerlerini almışlardır.

https://isnetus.wordpress.com/…/11/bati-medeniyeti/

isnetus 25.12.2015 04:01 ~ 04:04

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu