
Anakin Skywalker’ın Karanlık Tarafa Geçme Nedeni
Nedeni tamamen ego merkezli bir dünya görüşüne sahip olmaktır.
onun da sebebi jedi’ların verdiği eksik eğitimdir. zaten kendileri de marifetten yoksun bir tarikattır. kendilerinde olmayanı elbette anakin’e veremezlerdi. adamların tarikatı hep daha güçlü olmaya yönelik.
anakin sevdiklerini kaybetme korkusu yaşıyor. daha önce annesini kaybetmiş, elinden hiçbir şey gelmemiş. kendini suçlu hissediyor. bir kez daha sevdiğini kaybetmek ve elinden hiçbir şey gelmeden bunu çaresizce izlemek istemiyor.
“yeterince güçlü olsaydım annemi kaybetmezdim” diye düşünüyor. padme’yi koruyabilmek ve aynı acıyı tekrar yaşamamak için her ne pahasına olursa olsun yeterince güç elde etmek istiyor. ona böyle bir gücü verebilecek olan da yalnızca bir dark side ustası olan palpatine idi. böylece güya dark side’a geçiş yapıyor.
halbuki gerçekte jedi’lar dahi dark side’da kalmaktadır. zira nihayetinde hepsi öyle veya böyle kişisel güçlerini artırma peşindedir. kişi güç peşinde koştuğu müddetçe hangi ekolü benimserse benimsesin, dark side yani deccalın yolundadır.
hatta kanaatimce sith tarikatı jedi’lara göre daha gelişmiştir. sith’ler gücü tüm vecheleri ile çalışırken, jedi’lar güya “biz aydınlık yoluz” diye kendilerini sınırlamakta ve dogmatizme saplanıp kalmaktadırlar. gerçekte ise hepsi aynı yolun yolcusudur.
hakiki aydınlık yolda güç peşinde koşmak yoktur. bilakis güç vehminden arınmak ve “lâ havle ve lâ guvvete illâ billah- allah’tan başka güç ve kudret sahibi yoktur” sırrına ermeye çalışmak vardır.
anakin gerçek bir marifet ustasına denk gelseydi, ondan şunları öğrenecek ve huzur bulacaktı:
yegane güç sahibi allah’tır. var oluşu çekip çeviren, herkesin kaderini yazmış olan ancak o’dur. herkes kaderini yaşar. biz elimizden geleni yaptıktan sonra gerisini allah’a havale eder geçeriz. rab(terbiye eden) herkese yetişmesi için nasıl bir hayat çizgisi gerekiyorsa onu verir. sen kendinde güç vehmedip olayları istediğin gibi değiştirebileceğini zannetme.
alemin yükünü üzerine alma. annen de tüm diğer canlılar gibi kaderini yaşadı. takdir böyle imiş. hakkın takdir ettiğinde nice hikmetler gizlidir. kendini suçlu hissetme. hiçbirimizin elinde bir güç yoktur. olanı olduğu gibi kabul etmek olgunluktur.
padme de kendi kaderini yaşayacak. elbette sen onun için beşer imkanları çerçevesinde elinden geleni yapmalısın. ondan sonrasını ise hakka havale etmeli ve “tevekkeltü alallah” deyip geçmelisin.
“men âmene bil kader, emîne minel keder- kadere inanan, kederden emin olur”.



