
Ankebut Suresi 69. Ayet
“Bizim uğrumuzda gayret gösterip mücadele edenleri, mutlaka yollarımıza eriştireceğiz. elbetteki allah iyilik yapanlarla birliktedir” (ankebut 69)
lise yıllarımda bir rüya görmüştüm. rüya şöyleydi:
betondan küp şeklinde bir odanın içindeyim. odanın herhangi bir çıkışı yok. içerde mahpusum. elimde bir iğne var ve ben o iğne ile duvarı delmeye çalışıyorum. iğneyle uğraşa uğraşa ancak sıva üzerinde bir iki cm derinliğinde küçük bir koni açabilmişim. çok büyük stres altındayım. iğneyle bu duvarı delmem mümkün değil zira; ancak yılmadan devam ediyorum.
sonra birden duvar sarsılmaya başlıyor. dışardan darbeler vuruluyor duvara. sıva patlayıp dökülüyor. sonra tuğlalar dağılıyor. duvarda kocaman bir delik açılıyor. bir insanın kolunu görüyorum. peygamber efendimizmiş o.
bıkmadan, usanmadan, yılmadan ümitsizliğe düşmeden elimizden geleni yapmak…işte bütün mesele budur. yoksa insanın cüzi gayreti ile hakikate ulaşması zaten mümkün değildir. tüm evren elinden geleni yapan kimseye destek olur. kurttan kuşa tüm mahlukat ona dua eder. hatta ve hatta layıksa ve hak etmişse, yoluna kırmızı halılar dahi serilir.
çalışmalarımız esnasında gerek içten gerekse dıştan pek çok itirazlara, engellere uğramamız kaçınılmazdır. antitez ile yüzleşmek zorunlu ve gereklidir. dünyanın değeri de buradan kaynaklanıyor zaten. bize antitezlerimizi sunuyor. antitezle karşılaşmak kılıç yapımının kaçınılmaz bir parçası olan dövme işlemi gibidir. kılıcın çeliği ancak bu dövme işlemi ile cüruftan arınır ve gereken safiyete ulaşır. şuur da ancak antitezleri aşarak bir üst mertebeye sıçrayabilir. antitezler olmasaydı bilincimiz olduğu yerde sayardı. bir adım dahi ileri gidemezdi.
ve son olarak şunu da belirteyim ki, hakikat yolu baştan başa yaşantıdır; yaşanılan bir hâlden ibarettir. aslolan hâli yaşamaktır. onu hangi kelimelerle ifade edeceğimiz sonraki iştir ve ikinci planda kalır. kelimelerde takılıp kalanlar şekilden suretten öteye gidemezler.
şunu bunu boşverin…sadece ve sadece “lâ ilâhe illallah”ın yaşantısına erseydik, bizim için büyük bir zafer olurdu…tüm kainatın secde ettiğini görürdük…



