İman ve İnkarCennet ve CehennemDin, Evrensel Düzen ve SünetullahİdeolojiKainat ve İnsanKalp - Altbeyin

Atomların Rastgele Birleşip İnsanı Oluşturması

Bu tür argümanların tamamı obsesyondur.

evren limitsiz bilgi içerir.

bu nedenle insanın limitli bilgisi ile evreni kavraması mümkün değildir.

limitsiz olanı ancak limitsiz bilgi sahibi bilir( yâ âlimül ğaybi veşşehâdeh)

kısacası insan denen canlı, evren denilen sınırsız bir cangılın ortasında şaşkın karınca gibi kalakalmıştır.

evreni kavraması için limitsiz bilgiye ulaşması gerekmektedir; ancak teknik olarak bunun mümkün olmadığı barizdir.

yine de bu noktada insana açık bir kapı bırakılmıştır.

örnek: bir insanın şu hayatta her şeyin üstesinden gelebilmesi ve istediği her şeyi elde edebilmesi için sonsuz verileri işleyebilmesi, sonsuz değişkenleri hesaba katabilmesi gerekir. evreni bir matriks ve üç boyutlu bilgisayar programı gibi düşünelim…en basitinden ekmek almaya giderken bile, değerlendirilmesi gereken veri yığınını düşünün. ufacık bir hata yapsaydık, hayatta kalmamız mümkün olmazdı. evet normalde ekmek almaya giderken bile ölmemiz gerekirdi; ama ölmüyoruz; niçin?

çünkü o işlemi bizim için bir yapan vardır(yâ hasîb) veya evren zaten tek ve bütünleşik bir yapı olduğu için, total olarak her unsuru için o işlem el an yapılmaktadır da diyebiliriz.

evet, insan cüzi bir varlık olarak koca evrenin tüm verilerini işleyemez; bu asla mümkün değildir; ama bunu yapabilecek olana işini teslim edebilir; yani o’na teslim olabilir; yani islam olabilir. demek ki neymiş? islam olmak kendini tam olarak hakkın eline veya evrenin akışına bırakmak imiş; lafta değil yaşantı olarak…( yâ vekîl-ü yâ allah).

hangi duygu ile?

varoluşta bir kusur veya bir eksiklik yoktur. olması gereken her neyse o olmaktadır. bize çok ters gelen işler bile, sadece görüşümüzün kısıtlılığı yüzünden öyle görünmektedir. eğer bütünü görebilseydik, nihayetinde hepsinin hayra dönüştüğünü görecektik. ben bu sözü bile nasıl söylemeye güç yetirebiliyorum dikkat ediyor musunuz? evet bu sözü ancak iman ile söyleyebiliyorum.

bu durumda insan sonsuza kadar saya saya bitiremeyeceği süreci tek anda atlamakta ve bir nevi sonsuza ulaşmış olmaktadır. işte iman ve hakka teslimiyet bu nedenle olmazsa olmazdır. eğer iman olmazsa, o zaman koskoca evrende bir başına, üstelik düzene isyan etmiş ifsat edici kanser hücresi olarak kalakalırsın.

kimse bir takım argümanlara istinaden imana gelmez veya o argümanlar yüzünden inkara düşmez. zaten iman, o argümanları kabul veya red işi de değildir. onlar zamane insanlarının ideolojik savaşta kullandığı bir öbek laf kalabalığıdır yalnızca. onların sürüsünün türküsü şu; bizim sürünün türküsü bu…sen sürü ehlini boşver…

mutlak bilgi ve hikmet sahibi asla hatalı iş yapmaz; kusursuz iş çıkarır. her ne olması gerekiyorsa o oluyor; bizim cüzi aklımız kavrayamasa bile…bu hayatta gerek insan, gerekse de olaylar olarak karşına çıkan her şey haktandır. tam olması gereken neyse odur. asla itiraz etme. “lütfun da hoş kahrın da hoş” de geç…kendini hakkın şefkatli ellerine bırak. bunu lafta değil de kalbinle(altbeyninle) yaptığın an cennettesin, emin ol…diğer türlü her olay, her insan, her mahluk ateş olur seni yakar…

isnetus 13.05.2024 10:35 ~ 10:51

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu