Toplumsal BilinçDiyalektikSiyasetŞuur-Yüksek Şuur-Düşük ŞuurTarihTarihin Diyalektiği

Avam 6

Bir toplumun kabaca yüzde seksenini avam dediğimiz kitle oluşturur.

sanılanın aksine avamlık eğitimle değil, bilinç mertebesi ile alakalı bir durumdur. dolayısıyla üç üniversite bitirmek veya profesör olmakla bile kişi avam olmaktan kurtulamaz. nice profesörler vardır ki, yüklendikleri klişe bilgileri gevelemekten öteye bir adım mesafe gidemezler.

avamın tipik özellikleri:

1. tarihi kahramanların(yarı ilahların) yaptığını zanneder: lenin, stalin, mao, hitler, mustafa kemal vs…bunları ilahlar hiyerarşisinde çeşitli mertebelere yerleştirir. saçma sapan süper kahraman filmlerinin çokça ilgi ve talep görmesinin sebebi de yine aynı olgudur. aklı başında insanlar için o kostümlü palyaçolar gülünç karakterler olmaktan öteye gidemezler.

2. siyasi ve sosyal olayları komplo teorileri ile açıklar: yahudiler, masonlar, ilüminati, haarp cihazıyla deprem vs…

3. tanrılara tapınıcılık: avam asla hayali ilahlara tapınmaktan kurtulamaz. “allah” dersiniz, onu da hayali insansı bir ilah olarak algılar. oysa ki allah, tüm varlığı içten ve dıştan kuşatmış mutlak bilinçtir. aslında bu tarif bile yeterli olmaktan çok uzaktır. ancak meseleyi insan aklına yaklaştırabilme ihtiyacı ile bir şeyler söylemek zorunda kalıyoruz; hepsi o kadar. yoksa allah hiçbir ilimle malum değildir ve hiçbir fikirle mahkum(bağlı, kayıtlı) değildir.

tıpkı insan fertlerinin kendine özgü bir kimliği ve bilinci olduğu gibi, toplumların da kendine özgü bir bilinci vardır. toplumsal veya kolektif bilinç dediğimiz bu şuur varlığın dahi tarih içinde bir seyri ve ilerleyişi vardır. bu ilerleme diyalektik karakterdedir. toplumsal bilinç “ifrat-tefrit” kutuplarında bir yılan gibi sürekli zikzak hareketleri yapar. gerekli olgunluğa ulaşıp itidal haddi denilen mutedil çizgide sabitlenene kadar bu zikzaklar devam eder.

örnek: ortaçağ taassubunda kısılı kalmış kolektif bilinç, bir müddet sonra tepkisel olarak tam ters kutba savrulmuş ve kemalizm’de karar kılmıştır. kemalizm, ortaçağ taassubunun antitezidir. ancak kemalizm dahi itidal haddi ve orta yol çizgisi olmadığı için toplumsal bilinç tekrar bir savrulma yaşamış ve akp muhafazakarlığına kaymıştır(bu mesele uzundur, önceki pek çok makale’de gereken bilgiler verilmişti).

toplumsal bilinç, tarih içinde evrile kıvrıla akan devasa bir nehir gibidir. insan fertlerinin ise onun karşısında saman çöpünden öte bir gücü ve hükmü yoktur. toplumsal bilinç, tarihi dönem itibariyle kendine lazım olan insanları bulup çıkartır ve istihdam eder ve de onlara yapmaları gereken her şeyi dikte eder. insanlar yalnızca o dev irade ve güç karşısında birer memurdurlar. kendi iradeleri ve güçleri yok hükmündedir.

sonuç: şöyle olsaydı, böyle olsaydı faraziyelerinin hepsi boştur. tarihte her ne olduysa öyle olmak zorunda olduğu için olmuştur. başka türlü olamayacağı için öyle olmuştur. ancak siz illa da farzı muhal kabilinden de olsa mantığı zorlayalım diyorsanız, o zaman cevap şudur: toplumsal bilinç için memur kıtlığı yoktur. biri olmasa diğerini bulup görevlendirir ve işini yine yaptırır.

isnetus 16.07.2022 12:34 ~ 12:42

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu