Rüyada veya keşifte görülen baba “ruh”tur dedik hep şimdiye kadar. ancak bu ifade size “baba”nın her zaman pozitif bir mana olduğunu düşündürmesin.
her meselede olduğu gibi “baba” sembolizmi dahi şuur seviyelerine göre ele alınmalıdır. ruh, yedi basamaklı şuur merdiveninden en dibe indiğinde ve maddede fânî olduğunda artık onda iyilik ve hayır namına bir şey kalmamıştır. o artık belki de mahlukatın en şerli yaratığı olmuştur.(bir nevi “fallen angel-düşmüş melek” hükmündedir). tasavvuftaki seyr-i süluk dediğimiz manevi yükseliş de bu sürecin ters yüz edilmesidir zaten. yani babamız olan ruh, annemiz olan fizik bedenimizle evlenmek için madde seviyesine inmiştir. bu ikisinin nikahından da biz(kalp-toplam bilinç) doğduk. doğumumuz dünyada, madde aleminde oldu, ki dünya cehennemden bir şubedir.
kalp yani kişideki bilinç yükselişe geçtiğinde, ona karşı hem anne hem de baba direnç göstermeye başlar. anne, fizik bedenin bilinci ve ona bağlı güçlerdir. baba ise bedenselleşmiş ruhani güçlerdir.
meşrebe göre değişmekle birlikte, bu sürecin çoğunlukla dış dünyada da karşılıkları söz konusu olacaktır. hz. isa’nın babasız olması, hz. ibrahim’in babası ile hz. musa’nın da üvey babası ile olan çatışmaları gelişigüzel olaylar değildir ve sözü edilen hikmet çerçevesinde cereyan etmiştir. bu hikmetin zirve noktası ise son peygamberin babasının onun doğumundan önce, annesinin ise bir müddet sonra vefatıdır.
aynı şekilde hakikat yoluna adım atan kişi, iç aleminde anne ve babası ile çatışmaya girerken, dış planda da bunu tezahürlerinin görünmesi kaçınılmaz olabilir. kişinin zahirdeki annesi ve babası ile de büyük çelişkiler yaşaması söz konusu olabilir. ancak dediğimiz gibi meselenin meşreple yakından alakası vardır. bu durum her meşrepte ve her durumda ortaya çıkmayabilir.
ancak şunu net olarak söyleyebiliriz ki; zahirdeki anne ve babamız, bizim maneviyatımızla çok yakından alakalı kimselerdir ve gelişigüzel olarak bize anne-baba olarak atanmamışlardır veya yetim olmak da aynı şekilde derin hikmetler barındırır.



