Vatanın Aslında Uğrunda Ölünecek Bir Şey Olmaması
Askerde “bu tüfek senin karındır, namusundur” türünden ifadelerde bulunulur. bunu ilk duyduğumda, tabii ki bir şey diyemedim ama, komik ve saçma gelmişti. bir demir parçası neden benim karım olsun ki? safi saçmalık değil mi?
ama sonra düşününce meseleyi anladım.
bir askerin tüfeğine yeterince önem vermemesi, olur olmaz kaybetmesi, hasar vermesi veya bakımını yapmaması bir çatışma ortamında hem onun, hem de arkadaşlarının ölümüne sebep olur. dolayısıyla bir askere ilk kazandırılması gereken bir alışkanlıktır, tüfek hassasiyeti.
ancak asker dediğin, 20 yaşında, yeterli olgunluk ve tecrübeden fersah fersah uzak gencecik çocuklar. bunlara rasyonel bir izah yapmaya kalksan bir kulağından girer, diğer kulağından çıkar. demek ki, askeriye uzun tecrübeler sonunda askere bu işin ciddiyetini anlatmak ve benimsetmek için böyle bir yol bulmuş.
sonuçta mezkur ifadenin yüzeysel anlamı saçma ve komik olsa da, manası ve özü gayet doğru ve de gerekli.
“vatan için ölmek” kalıbı da, aynı şekilde değerlendirilmelidir.
faraza ege denizindeki işe yaramaz bir kayalık için gerekirse bir milyon şehit vermeye hazır olmalıyız. şaka yapmıyorum, bu sözümde gayet ciddiyim.
çünkü bu tavır, cümle âleme bir irade beyanıdır, bir meydan okumadır. ” bana sataşırsanız sizi buna pişman ederim, çok pahalıya ödetirim” demektir. böylece size karşı sui niyetli ülkeler harekete geçmeden önce bir kaç defa düşünmek zorunda kalırlar. çoğu zaman da, sizdeki sağlam iradeyi gören bu tertipçiler planlarından vazgeçmek durumunda kalırlar.
vatan için ölmeye hazırsan(ciddi ciddi) yaşamayı hak edersin ve başı dik yaşarsın!
vatan için ölmekten kaçarsan, yaşamaya hakkın olmaz, ölürsün. ölmesen bile ölmekten beter ederler seni. ölümü mumla ararsın.



