Bilimperestlik
Bilimperestler ne yapar?
sınırlı insan şuurunun, sınırlı algılarıyla elde edebildiği sınırlı veriyi, yine sınırlı işlem yeteneği ile değerlendirmesiyle ortaya çıkan sonucu mutlaklaştırırlar.
sonra politikleştirirler,
sonra kutsallaştırırlar,
sonra put yapıp dikerler,
sonra bu puta herkesin tapmasını isterler, tapmayanı aforoz ederler.
üniversitelerden mabet edasında bahsederler,
profesörleri kutsal kişilikler olarak görürler. onlar da bu teveccühü reddetmez rahip tavırlarında gezerler.
peki bu tiyatronun perde arkası nedir?
gerçekte bilimperestlik bir burjuva ideolojisidir. bilindiği üzere bir “ideoloji”nin başlıca görevi müesses nizama meşruiyet kazandırmaktır. burjuva düzeninden önceki feodal yapı ve onların efendileri olan asilzadeler mezkur konuda din adamlarından hizmet satın alıyorlardı.
ortaçağ boyunca dünyadaki bütün feodal yapılar aynı tarzda işlemiştir yani hepsi kendi coğrafyalarının din adamlarından meşruiyet noktasında faydalanmışlardır. feodal yapıya karşı beliren tehditleri de gene dini argümanlarla ezmişler ve susturmuşlardır.
bu noktada burjuvazi de dinin elinden pek çok çekmiş ve ister istemez din karşıtı bir söylem geliştirmek zorunda kalmıştır. din ideolojisine yaslanan bir rejimi başka türlü nasıl devireceksiniz?
bu alemde genel geçer bir kural vardır. her etki kendi tepkisini doğurur. siz insanı helvadan yaptığı puta taparcasına, kendi eserini ve aklını kutsallaştırmaya iterseniz, ışid gibi reaksiyonlara hazır olmalısınız.
sonra ne mi olur?
ışid’ler içinde yatarsınız.



