Tasavvuf (Seyr-i Süluk)cezbe ve sülukGüzel Ahlak vs Kötü Ahlakİlim-İrfan

Cezbe 1

Cezbe, ruhun Allah’ın huzuruna çekilmesi demektir. böylece ruh Allah’a ermiş olur.

ancak tek başına cezbenin fazla bir değeri yoktur. esasen cezbe, asıl gaye olan sülukun mukaddimesi ve kolaylaştırıcısıdır. (süluk bütün kötü ahlaki vasıflardan arınmak ve Allah’ın huzuruna layık sıfatlarla donanmaktır.)

hani bir yere matkapla kalın bir delik açmadan önce, ince bir uçla kılavuz delik açılır. işte cezbe böyle bir şeydir. o ince delik asıl maksadımız değildir ama asıl maksada ulaşmayı kolaylaştırır.

veya

iki coğrafi nokta arasında seyahat yapmak durumunda olduğumuzu düşünelim. arada balta girmemiş ormanlar, çetin ve zorlu bir parkur bulunsun. bir sıcak hava balonu ile mezkur mesafeyi kat etmek cezbedir. yaya olarak aşmak ise süluktur. yaya olarak seyahat eden kişi, nice çileler çeker, yılanlarla çiyanlarla karşılaşır, ölümcül tehlikeler atlatır ama elde ettiği bilgi, tecrübe ve olgunluk her şeye değer. bu yolda başkalarına da rehberlik edebilme melekesi de kazanır. 

eğer cezbe, süluka mukaddime olamamışsa son derece zararlı sonuçlar doğurması kaçınılmazdır. çünkü cezbe sahibi yaşadığı yüksek haller sebebiyle kendinin kemale geldiği sonucuna varır ve ehil olmadığı halde insanları peşine takar. lakin bağlılarını terbiye edemez ve sayısız fitneye sebep olur.

sözlerinde, yazılarında az çok irfani bilgilere rastladığınız kişi, eğer çevresini terbiye edememişse, etrafındaki insanlar bomboşsa, gün geçtikçe olgunlaşmak yerine yerlerinde sayıyor hatta geri gidiyorlarsa, bingo! bir meczuba çattınız demektir. sizi tebrik ederiz ama şimdi yavaşça oradan uzaklaşınız, yoksa sonunuz çok acı olacaktır. 

cezbeden sonra süluka muvaffak olan kimse ise farklıdır. o yolun bütün inceliklerini bilir. zamane insanlarını güçlü ve zayıf özellikleriyle teşhis eder, tüm yönleriyle tanır. onları nasıl motive edeceğini, şevk vereceğini, yola nasıl sevk edeceğini tesbit eder ve aşama aşama terbiyenin gereklerini büyük bir itina ve ustalıkla ifa eder.

böyle bir şahsın da alameti, çevresindeki insanların zaman içinde büyük olgunluk kazanmalarıdır. bir de bakarsınız ki, eskinin boş beleş adamları gitmiş, yerlerine ağırbaşlı, irfan sahibi, oturmayı kalkmayı bilen, elinden dilinden emin olduğunuz güvenilir insanlar gelmiştir.

bunların en bariz vasıfları içleri dışları bir olmaktır. yalan dolana tenezzül etmezler. her türlü kaypaklıktan kaçınırlar. saman altından su yürütmezler. ne yaparlarsa yapsınlar, göstere göstere yaparlar. takiyye semtlerine uğramamıştır.

son hüküm,

nâkıstan kâmil çıkmaz.(kendisi olgunlaşmamış bir kimse başkalarını olgunlaştıramaz)

isnetus 12.08.2015 10:28

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu